Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

30 Aralık 2014 Salı

Stil: Siyah Giyme Toz Olur :)


Çocukken mevsimlerle beraber öğrendiğimiz detaylardan biri de yazın açık, kışın koyu renkleri tercih etmemiz gerektiğiydi. Yazın güneşi çeken kıyafetlerle daha çok sıcaklayıp rahatsız olacağımız, kışın da açık renklerle ısıyı kendimizden kaçıracağımız söylenmişti. Ben uzun yıllar bu kurala uydum, insanları uydurdum. 'Sıcaktan patlamak mı istiyorsun?' 'Hayır, hayır kışın o paltoyla mahvolursun, her gelen araba üstüne çamur sıçratacak!' dedim durdum.

Sonuç olarak şu an simsiyah bir yaz gününden kalma fotoğraflarla ve açık renk paltomu yine yeniden kuru temizlemeye verme ihtiyacıyla size sesleniyorum :)


Moda dünyası kendini bir çok konuda yeniden yapılandırdı, sürekli geçmişe dönen, kendini artık yenileyemediği söylenen sektör, bir çok kuralı yıktı ve daha özgür kıldı kendini.  Bu yukarıda bahsettiğim kural da genel geçer olmaktan çıktı. Yazın sıcağında bile simsiyah giyilebilir oldu ve bunu yapanlar tarzlarından ödün vermemiş oldular. Kışın Türkan Şoray edasıyla kar beyazı paltolarına sığınan, onu siyah ya da kırmızı parizyen şapkalarıyla taçlandıranlar da keza öyle. Yalnız o beyaz paltoyu ellerinden gelse her gün kuru temizlemeye vermek isteyenler de var aranızda, biliyorum. Ayrıca bayılıyorum o parizyen edanıza!


Araştırma yapılsa on kadından dokuzunun aklına özel bir davette siyah giyinmek istediği tespit edilir. Buna neredeyse eminim. Siyahın o asil ve kendine has stilinden değil de muhtemelen zayıf gösterme ilüzyonuna sığınmak için :)


Gelin siyahı bu durumdan kurtaralım artık. İnanıyorum, bunu başarabiliriz! :) Siyahı kurtarıcı olarak görmekten vazgeçelim, istediğimiz için, stil sahibi duruşu için ve sahip olduğumuz stili yanıstmak, kendimizi kıyafetlerimizle de anlatmak için giyinelim. Yaz, kış farketmesin mesela. 


Kıyafetlerin ve dolayısıyla renklerin sözsüz iletişim aracı olduğu bu zamanda buna ihtiyacımız var. İçimizden geldiği gibi konuşmaya... 


Bu fotoğraflar da yazın sonu denilebilecek ancak henüz hırka giymeye ihtiyaç duyulmayan günlerden kalma, hatta Esra Keskindemir röportajında giyinmiştim. Sabah erken saatlerde hastaneye gidip, öğleden sonra röportaj için buluşmuştum ve onunla konuşmak tüm yorgunluğumu silip süpürmüştü.



Yumuşak toprağa batmamak için parmak uçlarımda yürüdüğüm fotoğraflar kaldı geriye, güzel bir günün hatırası olarak burada dursunlar.




Bu yazı sabaha karşı, sıcak çikolata içerken arada da arabaların üstündeki karı kontrol ederken yazıldı. Yeni yıl arifesinde böyle kar yağması hoş değil de, ne? :)

Şal: Sefamerve / Gömlek: Love My Body / Etek: Herry (eski sezon) / Ayakkabılar: Bambi :/ Çanta: İnci Deri / Aksesuarlar: Mardin telkari işçiliği / Gözlük: Tabe Kıyamet



Share this article with your friends.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu