Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

5 Eylül 2014 Cuma

Stil: Biraz Hardal Biraz Siyah Biraz Kırmızı

Çok yoğun bir gün olsa da saatler çoktan diğer günü gösteriyor olsa da, şimdi böyle keyifliyken bloğa o post girilecek diyerek ekran karşısındayım. Çoook yoğun bir gün geçirip, ardaından kendimi dışarıya atmam, tekrar eve gelmem derken bu yorgunluğun en iyi ilacının yazı yazmak olduğuna karar verdim, yine:)




Geçenlerde (nereden baksan yine bir aydan fazla zaman olmuş:)) kuzenimin düğünü için hazırlanıp çıkacakken eşime dur, hemen fotoğrafımı çekelim dedim. Başka zaman belki fırsat bulamayız... O sırada babamla annemin bize doğru gelmesiyle benim yüzümü bir yandan mutluluk bir yandan da utangaçlık sardı. Onların Ahmet Eymen'i gördüklerinde verdikleri tepkiler, Ahmet'in onlara biraz naz mertebesinde sevgisi... Allah onnları başımdan eksik etmesin inşallah. Belli etmesem de utangaç bir insanım ben. Biri bakarken ya sıkılırım ya da kahkahalar atmaya başlarım.. Bu fotoğraflar da onun eseri :) Bunlara bakarken bazen tanıdıkların yayında konusu açılınca blog olayını anlatmakta ne çok zorlandığımı düşünüyorum da... Bir keresinde modellik yaptığıma kanaat getirmişlerdi. Beni o kadar güzel buldukları için teşekkür ediyorum tabii :)




Akrabaların başka şehirde olmasının iyi tarafı... iyi tarafı yok sanki, özlediğinde yetişemiyorsun. Düğünler bile bölünüyor. İki ayrı şehirde iki ayrı düğün yapmak zorunda kalan tüm çiftleri tebrik ediyorum. Şahsen bana tek bir düğün stresi yetmişti :) İki tane olması bana neler yapardı bilmem. Bu da öyle düğünlerden biriydi, buradaki akrabalar için düzenlenmiş ufak bir davet. Bu yüzden böyle giyinmenin çok uygun olduğuna karar verdim, hem renk açısından uygundu hem de benden çok farklı bir ben olmadı. Şu yazıda bahsettiğim karşı koyamadıklarımdan bir tanesi bu! 





Düğünlerde davetlileri bazen beyazlar, kremler içerisinde görünce üzülüyorum. O gün, beyaz, sadece gelin tarafından giyilir. Rica edeceğim, gelinden rol çalmayın! :) 




Ben aslında biraz pimpirikli bir insanım, kıyafetim kirlenince sıkılırım, en ufak bir leke bile yüzümü asmama sebep olabilir, eve gidene kadar çıkar mı çıkmaz, kuru temizlemeci bozar mı bozmaz mı bunu düşünürüm. Böyle şeyler de gelir hep beni bulur, o düğünde yan masadan bir bardak içeçek düğünün sonunda üstüme döküldü. Çekiyorum resmen :) Çok şükür çıktı lekeleri ama ben püsküllerim dökülür mü sıkıntısını çektim yol boyunca :) 


Bu fotoğrafı paylaşıp kimsenin eline koz vermemem lazım ancak BAZEN telefonumla bütünleştiğimi kabul ediyorum. Bazen de yapılan aramalara yetişemeyip, mesajlara cevap veremediğimde oluyor tabii. 



Son olarak şu fotoğrafta hafifçe gözüken bilekliği evin altını üstüne getirmeme rağmen bulamıyorum. Üzüntüm büyük, pinpirikli bir insan olarak nereye koymuş olabilirim diye düşünmekten yorulmuş olabilirim bile  :) Sezonu geçmeden yenisini alsam iyi olacak. Nasıl bir insan olduğumu detaylıca anladığınız bu posttan sonra bir kaç gün utancımdan buralarda gözükmeyebilir :o Şaka bir yana, ne kadar yoğun olsam da yazılara her gün devam etmeye çalışıyorum. Bir yandan tasarımla ilgili karar vermem gereken detaylar var. Bu durumdan memnun olanlar yorum kısmında seslerini duyurabilirler :)


Şal: Sefamerve / Kap ve Tunik: I'm Nu / Pantolon: Herry / Çanta: Mathew Cox / Ayakkabılar : Tango / Bileklik: Mango / Kolye: AksesuNar (Modagram )


Share this article with your friends.

2 yorum:

  1. Çantanızın ve ayakkabılarınızın güzelliğine dikkat çekmeden edemeyeceğim :) her zaman ki gibi çok başarılısınız.

    YanıtlaSil

Bu gadget'ta bir hata oluştu