Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

9 Eylül 2014 Salı

Güncel: Blogger Olmaktan Soğutan Şeyler

İnsanı blogger olmaktan soğutan beş olay:

Öncelikle söyleyeyim bu biraz eski notların toparlanmış halidir. Bugünlerde blogger arkadaşlarımın sırf aldıkları olumsuz yorumlardan dolayı yıprandıklarını ve bazılarının bloglarını eskisi gibi güncellemediklerini görünce yazmak, paylaşmak istedim. ( Ben de nasibimi aldım bu ara :/)  Belki sizin de eklemek istedikleriniz olur.

Kendimi bildim bileli yazıyorum. Iyi yazdığımı düşündüğümden söylemiyorum, yazmanın benim için bir yaşam biçimi olduğunun anlaşılmasını için söylüyorum. Elbette ki onlarca imla hatam ve de klavye hatam vardır. Ancak yazmak benim için ciddi anlamda tutku. Yazmadığım zaman ben eksiğim, ben ben değilim sanki. Hani bazen çok sık yazdığımı düşünüyorsunuz ya, bu beni zorlayan bir şey değil. Yemek, içmek hatta nefes almak gibi sıradan...

Blogger olmak hayatımda en çok sevdiğim şeyleri birleştirdi: yazmak, fotoğraf çekmek ve paylaşmak. O yüzden çok keyif alarak yapıyorum, o yüzden her gün yazma gayretini kendimde buluyorum. 



Ne var ki bazı şeyler insanı soğutuyor, bugün bunları sıralayayım ki yapmayın istedim.

1. Ilgi görmemek:) evet, blogger olabilen yani ciddi anlamda yazı yazıp emek gösterebilen herkes bunu sevdiği için yapıyordur ama ilgi görmek de bu işin keyfi. Yorum almak, kritiklerini yapmak, sosyal medyanın gerçeği ama blogger olunca iş daha farklı. Eskisi gibi blog yazılmıyor, eskisi gibi sık okunmuyor sanki. Ancak hiç ilgi görmediğini düşünen blogger önce sunduklarına bakmalı tabii ki. Artık blog yazmasını istemediğiniz biri varsa görmezden gelmek  yeterli :)

2. Ilgi görmenin tersi de oldukça etkili soğumak, soğutmak konusunda sürekli seni çok seviyorum diye yorum yapanlar bir süre sonra acaba samimi mi diye düşündürüyor ve sonra bloglar dahil sosyal medyanın kocaman bir sanal alem olduğunu hatırlıyorsun. Sanal alemin aslında yalan olduğunu idrak ediyorsun. Bunda o senin her fotoğrafını seven, her yazını okudum diyen insanın bir anda seni takibi bırakması gibi sebepler de var:)

3. Ilk iki nedenle beraber bir de sürekli yargılanmak durumu var, bu da oldukça etkili. Edepsizliğe varacak şekilde yorum yapanlar  biraz hadlerini aştıklarının farkında olmalılar. Olsunlar lütfen. Bir de okuduklarını anlayamayanlar var. Benim de başıma geldi, röportaj yaptığım biri için stil kısmına koymanız hoş olmadı gibi yorumlar aldım. Zaten stil kısmına koymadım, röportaj yaptım. Tesettürlü olmayan birileriyle de yapabilirim ki yaptım. Ona ne diyecekler merak ediyorum:) ( Bu bölüm yazıldıktan sonra çok daha ağırlarını da gördüm, klavyelerine sağlık!)

4. Kızmayın ama beni en çok rahatsız eden kısmı bu. Fiyatı ne diye sorulması? Ben satış yapmıyorum, bir ara babamın dükkanı hesabını açtım belki tekrar oradan başlarım, butik hesaplarına bile fiyat? Diye sorulduğunu görünce ister istemez ben de kızıyorum. Öncelikle herşeyin bir adabı var. Bir selam verip fiyatını öğrenebilir miyim demek çok zor olmasa gerek? Bunun yanı sıra bana fiyat diye sorunca şaşırıyorum açıkçası takip ettiğiniz kişinin ne iş yaptığını, neden takip ettiğinizi bilmediğinizi düşünüp içerliyorum. Profilinde de blogger yazıyor halbuki, satış yapsam tabii ki böyle bir soru karşısında şaşırmam, bozulmam.

5. Kesinlikle en çok kızdığım bu, fotoğrafların yazıların çalınması! Bakın taklit demiyorum, direk hırsızlık diyorum! Hırsızlığı yapanların pişkinliği diyorum! Çalmayın, nolur çalmayın. Farkında mısınız bilmiyorum da en basit blogger bile emek gösteriyor. Bu emeği çalmaktan utanmıyorsanız kendinize saygınız olsun bari. Instagramda paylaşılan fotoğraflar da bir emek sonucu çıkıyor ortaya... Olmayan eşyaları sizinmiş gibi hatta sizin olmayan çocuklar için canım onlar benim, hayatımın anlamı diye paylaşım yapanların ciddi sorunları olduğunu düşünüyorum.

Beş madde dedim ama şimdi aklıma geldi reklamını başla profillerin yorum kısmında yapmaya çalışanlar, bunlar da insanı soğutuyor inanın. Sayenizde karşılıklı fotoğraf paylaşımını çok daha samimi buluyorum artık. Iki insan hadi karşılıklı reklam yapalım diyorlar ve oluyor. Reklam yapılmasını doğru bulmayanlar için söyleceklerim yok ama yazının altına yazdığınız şeyler bazen insanda itici bir izlenim uyandırıyor. Çok eski bir takipçim o kadar tatlı bir şekilde yeni butiklerindeki ürünleri incelemem için yorum yazmışlardı ki hemen hesaplarını takibe aldım. Üslup, üslup, üslup... Buna dikkat ederseniz muhtemelen daha çok kişinin dikkatini çekerseniz. 

Kimse üstüne alınmasın lütfen demek isterdim ama biraz daha dikkatli olsak ne güzel olacak. Yoldan geçen birinin kıyafetini beğenmediğinizde ona olmamış, böyle böyle giyinmen lazımdı diyemiyorsanız her gördüğünüz fotoğrafa da o şekilde yorum yapmaktan kendinizi alıkoymanız gerekiyor. Birine bu tesettür değil diyebiliyor musunuz? Eğer diyebiliyorsanız o medeni cesaretten biraz bana da gönderin de son zamanlarda gördüğüm sıfır kolluya yakın kıyafetler giyinip başını bağlayanlara söyleyebileyim... 

                            


Ben de o olumsuz yorumları yavaş yavaş ciddiye almamayı öğreniyorum, bunun Buse Terim sayesinde olduğunu söylersem şaşırmazsanız sanırım. Bazen ona öyle yorumlar yapılıyor ki ağzım açık kalıyor :) Bana yapılan olumsuz yoruma üzülmeyi bırakıyorum. 
Share this article with your friends.

9 yorum:

  1. Merhaba, bugün bu yazınızın yayınlanmasını beklemiştim. Yazmak gerçekten mükemmel bir his. Ben de yazmaya çalışıyorum ama konu bulamıyorum pek. Başarılarınız daim olsun. İyi akşamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, çok teşekkür ederim. Konu aslında blogger olunca serbest, hayatımızın kendisi... Ancak etrafa bakınmakta da fayda var. :)

      Sil
  2. Bence en büyük problem artık blogcuların yürüyen reklam panoları olması. Eskiden markaların ürün/hediye göndermesi bu kadar ayağa düşmeden önce blogları zevkle okurdum. Sanırım sekiz yıllık bir blog okuyucusuyum. Şuan açtığım her blogda samimi olmayan ürün tanıtımları mode bulandırıcı. Çünkü yapılan yorumlarin zerre inandırıcılığı yok. İki gün önce eline ulaşan cilt bakım ürünleri için sayfalarca övgü yazanlar var. Ben üç ay kullanmadan anlayamıyorum iyi mi kötü mü diye ama onlar nasıl anlıyor değil mi? Bence blogcular bloglardan soğumadı da daha çok okuyucular bu tarz şeylerden dolayı soğudu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, ondan bir dönem ben de çok rahatsız oldum. Daha önce yüzüne bakmadığı ürün hediye gelince öve öve bitiremeyenler oldu, instagramda da hiç bir şey üretmeyen insanlar sadece başkalarının reklamını yaptıkları için bir yerlere geldiklerini düşündüler. Ama kalıcı olmak için gerçekten birşeyler üretmek lazım... ben bazı takip ettiklerimi bu yüzden eledim. böyle daha güzel oldu:)

      Sil
    2. bu arada ben reklama da karşı değilim ama bunun çok fazla yapılması ve biraz da etiğe uymayan şekilde yapılmaması taraftarıyım :)

      Sil
  3. Akıllı telefonlar aktiflestikce blog yazmayı ihmal ettik sanırım. Instgram da daha rahat olunca blog 2.plana itildi sanki.ama kesinlikle blog cok farkli....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. instagramda bir paylaşımı rahatça silebiliyorum... ancak blog öyle mi, onun için verdiğim emek aklıma gelince silemeyeceğimi düşünüyorum. Bence de blog çok farklı.

      Sil
  4. Selamünaleyküm insanın özelini deşifre etmeden pekala da güzel paylaşımlarda bulunabilir.. Blogunuzu çok beğendim kaliteli ve seviyeli.. Bence durmak yok yola devam tüm yorucu eleştirilere rağmen motive edenlerden de Allah Razı olsun.. Banada beklerim sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleyküm selam. Çok ama çok teşekkür ederim. İşte böyle yorumlar gelince insan daha çok motive oluyor :)

      Sil

Bu gadget'ta bir hata oluştu