Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

10 Temmuz 2014 Perşembe

Portre: Bir Geri Dönüşüm Hikayesi- Vik Muniz


Geri dönüşüm, bir kağıdın çöp olmak yerine yeni bir defterin parçası olması, plastik bir şişenin form değiştirerek yeniden kullanılması, kırık bir cam bardağın dönüp dolaşıp elinize cam bir şişe olarak gelmesiyken neden bu kadar az önem veriliyor bu konuya hayret ediyorum. Gönül ister ki insanlar geri dönüşüme katkıda daha çok bulunsun, daha çok harekete geçsin. Yine de iyi gelişmeler de var, zamanla insanlar uyanıyor, dünyayı tükettiklerinin farkına varıyorlar. Çoğu insanın duymuş olduğu mavi kapak toplama projesi ya da atık yağların toplanması, çeşitli mekanlara bitmiş piller için kutular bırakılması, firmalarda kağıt geri dönüşüm kutularının olması çok güzel hareketler. Birkaç sene önce bu kadarını bile hayal etmek imkansızdı. İnşallah birkaç sene sonra da bu günlere baktığımızda ne kadar geride olduğumuzu anlayacak kapasiteye gelmiş oluruz.



Geri dönüşüm sanata dökülünce o çer çöp olarak baktıklarımız ayrı bir değer kazanıyor. Farkına varmadan geri dönüşüme daha fazla dikkat çekmiş oluyor. İşte bunu yapan bir sanatçıdan bahsedelim biraz.



1961 yılında Sao Paula’da dünyaya gelen Vik Muniz, sanata insanın bakış açısını değiştiriyor. Çikolata ya da şekerle, hatta süt tozuyla yaptığı eserler de var ve şahsi kanaatim bunu sadece geri dönüşüme dikkat çekmek için yapmıyor, gerçekten sanat olarak gördüğü için yapıyor. Pisliğin ve çikolatanın ya da  reçelin bir arada kullanılması insana hayatı hatırlatıyor. Bazı eserleri var ki, insanı saatlerce onu incelemeye itiyor. Baktığınız da orada bir çikolata parçası ya da şeker görmüyorsunuz, özellikle bazı eserlerinde gözler sizi hapsediyor. Karşı koyamadığınız bir sarmalın içinde buluyorsunuz kendinizi.

1996 yılında siyah kağıt üzerine toz şekerle yapıtğı projelerden oluşan “Sugar Children” isimli sergisi oldukça ses getirdi. Sanki bu sergiyle beraber şekerle tanışmamış çocukları şekerle buluşturmuş oldu. 

Bir sonraki yıl ise “Çikolata” sergisini açtı bu serginin bir özelliği de bakanın güzel ya daçirkin olarka algılaması gibi oldu. Kimi kullandığı çikolataları dışkı malzemesi olarak algıladı kimi ise çikolata ile yapılmış tablolara hayran kaldı.





İşte, Brezilya’lı sanatçı Vik Muniz kendini  bu malum çer çöplerle ifade etmesini seviyor. Siz ona reçel, ya da çikolata verin ya da artık işe yaramaz olduğunu düşündüğünüz bir çivi verin, o da size bunlardan birini yapsın. Bir kaldıraçla dünyayı yerinden oynatanların olduğu dünyaya az bile!



Sanatçının bu tablolarının yanı sıra Waste Land / Çöplük adında bir filmi de var, bu filmde bir sanat eserinin adım adım nasıl ortaya çıkmış olduğuna şahit olmuş oluyorsunuz. Ayrıca böyle bir sanatçıyı da daha yakından tanıma imkanı buluyorsunuz.  Bu belgeselde Vik Muniz dünyanın en büyük çöplüğü olarak bilinen Rio de Jenerio yakınlarındaki  Jardim Gramacho’da çalışan çöp toplaycılarının portrelerini yapıyor ve bu belgeselle beraber bir sürü ödül alan saygı değer sanatçı bu filmin gelirini de çöp toplayıcılarına bağışladı. Videoyu seyrettiğinizde anlatmakta ne kadar zorlandığımı ve kendisinin ne kadar önemli bir iş yaptığını da görmüş olacaksınız. Tavsiye ederim!

Share this article with your friends.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu