Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

1 Temmuz 2014 Salı

Film: Trance

Öncelikle şunu söylemekte fayda görüyorum: blogda kapsam genişliğine gidiyorum, her ne kadar okuduğum kitaplar için ve annelik maceralarım için ayrı iki blog açmış olsam da inşallah Emilianata.com çok daha geniş içeriğe sahip olacak bundan sonra. İzlediğim filmler ve daha bir çok şeyi daha eklemek istiyorum. Çok heyecanlanıyorum.

Siz de benim gibi uyanmakta zorluk çekip, uyandığında da geri dalmakta zorluk çekenlerdenseniz, Ramazan'da en mantıklısı uyumadan bir şeyler yemek oluyor. Hem su içmek için daha çok vakit olmuş oluyor. Ben de beklediğpim bu süre boyunca bloğa yazıları sırayla eklemeliyim değil mi? :) Bu performans inşallah ramazan sonrasında da devam eder.

Trans (Trance 2013) bekleme gecelerimden birine denk gelen bir film. Digiturk'te rastladım. Genel olarak evde filmlere konsantre olamayan biriyim. Ancak Trans ilgimi çekmeyi başardı. İçinde sanat eseri olan filmler ilgimi çekiyor:)



Film söyle başlıyor, Simon bir müzayede çalışanı, asıl görevi sanat eserlerini korumak, herhangi bir hırsızlık durumunda eseri koruma görevi ona ve ekibine ait. Ancak sürekli uyarıyor hiç bir sanat eseri, insan hayatından önemli değildir... Ancak öyle olmuyor; Goya'nın Uçan Cadılar eserinin açık arttırması sırasında hırsızları fark edince, eseri koruma altına alıyor ama hırsızlar teknik geliştirmiş oluyor, eseri almasınlar diye hırsızlara atak yapan Simon yaralanıyor ve film bundan sonra daha ilginç bir hale geliyor.



Zihnimi, anılarımı ve dolayısıyla kendime ait kontrolü kaybetmek bana çok ürkütücü gelmiştir her zaman. Adından da anlaşıldığı gibi bu filmde onunla ilgili... Spoiler vermek gibi olmasın ama kısa bir süre sonra Simon'un hırsızlarla ortak çalıştığını ancak sanat eserini kendine saklama kararını aldığını öğreniyoruz. Daha da ilginçleşti değil mi? 

Beyaz perde puanı çok düşük aslında, 2,5 ve aslında biraz sert eleştirilmiş, ben film eleştirmeni değilim ve bu yüzden filmi sevdiğimi gönül rahatlığıyla dile getirebilirim. Aksiyon dozu, kurgusu başarılı. Gerilim tarzında olsa da, insanı oturduğu koltukta dikelten gerilimlerden değil. Ancak merakla bekliyorsunuz. Sonunu da tahmin edemedim açıkçası, belki de ben bu konuda iyi değilimdir.


Filmin yönetmeni Danny Boyle, başrol oyuncuları James McAvoy, Vincent Cassel, Rosaria Dawson. Imdb puanı ise , Beyaz perde puanının aksine yüksek, 7,0. Beyaz Perde'de yayınlanan eleştiriye şu noktadan katılıyorum. Bu filmi insana seyrettiren James McAvoy ve Vincent Cassel'in oyunculukları.

Bu da bloğumdaki ilk film yazısı olarak kayıtlara geçsin. Diğerleri için biraz bekleyebilirsiniz:)


Not: James McAvoy niye böyle br sakal bırakmış bilmiyorum^^


Share this article with your friends.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu