Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

27 Mart 2014 Perşembe

Beylikdüzü Anneleri Buluştu!


Yine yazmayı hayal ettiğim birkaç yazıyı es geçerek karşınızdayım. Özlediniz mi :)

Geçen hafta Beylikdüzü annelerini Beylikdüzü Semerkand Kahve Diyarı'nda topluyoruz diye bir mesaj alınca katıldığım bir buluşma bu sefer. Gidiyorum ama kimseyi tanımıyorum, Ahmet'in ya orada uykusu gelirse, bebek arabasını götürsem mi götürmesem mi, son anda Ahmet'in uykusunun gelmesiyle gitmesem mi gibi düşüncelerin hepsinden sıyrılıp gittim. Iyi ki gitmiştim, çok güzel insanlarla tanıştım:)



Öncelikle sevgili nesjoy var, babamın hastalığı için bana mesajlarıyla destek olan, dualarıyla gönlümü ferahlatan. Onunla tanışmak o bir anne adayı olduğundan bu şekilde nasip oldu. Yüzümü paylaşmadığım için tanıyamadı beni :) yani yüzümü paylaşmamakla iyi bir şey yapıyormuşum, yüzündeki ifadeyi görmek çok keyifliydi! Aklıma geldikçe onunla konuşurken ne kadar keyif aldığımı hatırlıyorum. Keyif yetersiz aslında, mutluluk da dahil buna. Allah'ım ona sağlıkla, mutlulukla bebeğini sevmeyi,koklamayı nasip etsin, amin! 

Diğer arkadaşların bir çoğunu orada takip etmeye başladım. Ama Fatma hanım var, Fatma'nın tarifleri instagramdaki hesabı yeni takip etmeye başlamıştım, onunla da orada tanışmak nasip oldu. Yüzünü görmeden takip ettiğin biriyle tanışmak hoş bir duygu. Fatma hanım da çok naif, tatlı biri. Biraz birbirimizden uzak olduğumuz için uzunboylu sohbet edemedim kendisiyle ve birkaç kişiyle daha. 



Zeynep var mesela, aynı sitede oturduğumuz. Bana ben seni takip ediyorum, bloğunu biliyorum uzun zamandır dediği an dilim dolandı, heyecanlarım resmen! Çok güzel bir duygu bu benim için. Inşallah onunla da sık sık görüşeceğim. Çok sevdim üslubunu, samimiyetini. Bir yanımda Zeynep, bir yanımda Neşe olduğundan mıdır bilmiyorum, hem çok rahat hem çok mutluydum. Ahmet Eymen de orada kısa bir uyku uyuyunca uzun uzun oturdum, hava da harikaydı. 




Herkesten teker teker bahsetmek istiyorum aslında... İlknur, hani olur ya birinin gözüne bir bakışla samimiyetini anlarsınız. Benim için öyle oldu. Mutlaka bir yerden tanışıyoruz diye düşündük:) ama maalesef. Beni çok benzetirler birilerine, onu da benzetirlermiş sürekli, ondan dolayı sanırım. 



Bu buluşmayı organize eden Esra ve Ayşegül bence çok doğru insanları bir araya getirmişler:) çok samimi bir ortam oldu. Bunda ev sahibemiz Banu'nun katkısı çok büyük. Kahve Diyarı, butik bir yer gibi, çok güzel aynı zamanda geniş bir alan ve çocukla çok rahat edebileceğiniz bir mekan. Oyuncaklar, boya kalemleri, koltuklar var. Hatta Ahmet Eymen'in sürekli elinden top almaya çalışan bir kız biz giderken kahve raflarını boşaltıyordu :) Ben daha önce Ahmet Eymenle gittiğim bir mekanda bebekle buraya gelinir mi diye bakışlara maruz kalmış bir insanım,ki gittiğim mekan öyle aşırı lüks bir yer değildi, o yüzden bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. 


 Çok lezzetli bir kahvaltıya başlayıp, kahve ikramıyla devam ettik. Tavsiyem kaykuleli kahve içmeniz, yanında ballı sütle. Ben içmedim ancak birden fazla kahve içiyor olsaydım kesinlikle denerdim. Ilgi çekici bir sunumu var. Bir dahaki sefere gittiğimde diyorum :) 


Ben Mevlüde, İlknur ve ev sahibemiz Banu herkes gittikten sonra biraz daha sohbet ettik. İşte ben o zaman son zamanlarda yediğim en lezzetli cheesecaklerden birini tatma fırsatına eriştim :) bilmiyorum, burada daha önce bahsetmiş miydim, ben tam bir tatlı canavarıyım. Cheesecake'e de bayılırım. Eşimle nişanlıyken gittiğimiz bir yer vardı, orası kapanınca bir kaç büyük pastaneye kaldım ama maalesef hiç biri yeterince iyi değildi. Ya çok yoğun bir peynir tadı geliyor, ya kemasının kıvamı o kadar yoğun ki lokmalar insanın ağzında büyüyor. Ama bu onlar gibi değildi, bence harikaydı! Kesinlikle oraya Cheesecake yemeye tekrar tekrar gitmeliyim :) bu fotoğraf için Banu'ya tesekkür etmeliyim çünkü ben öyle bir hızla yemişim ki fotoğrafını çekmeyi unutmuşum :o


 
Oradan ayrılırken gerçekten çok keyifli bir gün geçirdiğim düşündüm, tekrar görüşmeyi istediğim bir sürü güzel insanla tanıştım. Eşimi de mutlaka Cheesecake yemek için götürmeliyim. Eski günlerimizi yad ederiz biraz. 

O gün ne giyindiğime gelince; biliyorsunuz uzun yelekler yükselen bir trend ve sanırım uzun bir sürede böyle kalacak. Tesettürlü hanımlar için de kurtarıcı bir parça. Havayı da düşününce o gün için çok doğru bir seçim yapmışım. O kadar rahat ki forma niyetine bile kullanabilirim :o 


Siyah, bordo ve krem kahvenin kardeşliğini kullandım. Bana yeni tesettüre girenler, ne giyineceğimi şaşırıyorum diye mailler atıyor. Bence yeni kapanıyorsanız bir süreliğine belli başlı renklere yatırım yaparsanız bir anda bütçenizi sarsmamış olursunuz. Çünkü bu işin sonu yok arkadaşlar :) o sarı eşarbınızdaki sarıyla aynı olmayabilir, alı al moru mor bulamayabilirsiniz:) o yüzden sizin kendi yapınıza çok aykırı değilse, krem, siyah, bordo renklerinden oluşan kombinasyonlarla başlangıç için size ağır gibi gelse de dolabınız için doğru yatırım yapmış olacağınızı düşünüyorum. Bunu onun mavisi bunun mavisiyle aynı değil diyerek bir sürü eşarp alıp sonra bu kadar eşarpla ne yapacağım ben diyerek birilerine dağıtan biri olarak söylüyorum :)  Ben hala uyamasam da bu dediklerime, dinleyin beni:) 


O gün hava sıcak olsa da bot giymeyi tercih ettim,vazgeçemediğim canım rahat botlarım benim. Buraya bir sürü kalp gelecek. Sizin de var mı vazgeçemediğiniz eşyalarınız? 



 Bu da minik kuzumla pozumuz, pardon ne kuzusu, kocaman adam oldu kendisi. O gün çıkarken biraz mızmızlansa da montunu giydirince moda girdi oğlum :) Sesini hiç çıkarmadı, orada da huzursuzlanırsa hızlı bir şekilde eve dönerim diye düşünüyordum ama fazlasıyla sakindi. Neşe'ye bile bıyık altından gülümsemeyle yetindi:) Orada bir kız çocuğu sürekli Ahmet Eymen'in elindeki topu almak istedi ben de vermeye yeltensem de kabul etmedi annesi. O an aklıma geldikçe geçen sene bu zamanla aradaki farkı düşünüyorum. Kolum kadar olan yavru, büyüdü de başka çocuklara oyuncaklarını vermiyor. Zaman çok hızlı geçiyor.

Aksesuarlarımız da paylaşıp kaçıyorum :) Bu kadar uzun yazmak iyi bir şey mi bilmiyorum. Ara verince herşeyi çok detaylı anlatıyorum sanırım. 



Üstünde erkek çocuk olan bilekliğiö orada takıldı ve kırıldı ama ben parçasını bulup yaptım. Kaybolsaydı çok üzülürdüm. 

Şimdilik benden bu kadar, aklımda olan yazıları yavaş yavaş yayınlayacağım inşallah.

Bir de Yenimoda'ya bir zamanlar yazdığım gibi trendler, defileler yazıları da okumak ister misiniz? Artık sadece bloğum var, tüm enerjimi buraya aktarmak istiyorum. O yüzden yorumlarınız benim için önemli:) 

Share this article with your friends.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu