Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

3 Eylül 2013 Salı

Lykia World Ölüdeniz V.1

Merhaba,

Hastalıktan gözüm yarım açılıyor, bu blog ya kapanacak ya devam edecek ama daha ciddi bir şekilde gibi düşünceler geçiyor aklımdan, o da yetmiyormuş gibi tutup bir de kendime yeni blog açtım. Bari eldeki fotoğraflar çok içime sinmese de yayınlayayım diyorum, yoksa kışın ortasında yaza dair postları yazmaya başlayacağım:)

Bebekle tatil diye uzuun bir yazı taslakta beklerken onu bırakıp otelimizden ve ilk günümüzden bahsedeyim istiyorum biraz.

Çok ani bir tatil oldu bizim için, ülkemin bağzı insanları bana tahammül edemediklerini açıkladıkça bunaldım, daraldım, eşimi de daralttım. O zaten tatil tatil diye sayıklıyordu,iznim bitiyordu ama çalışmayacağım netleşince haydi gidiyoruz dedi. Ahmet Eymen'in ilk alerji atağının da sonuna gelmiştik, tamam dedim, senin dediğin gibi olsun.

Tatil.com'un evimize yakın bir ofisi var, oradan bebekliyiz diye bize Lykia World Ölüdeniz'i tavsiye ettiler, bebekle rahat edersiniz dediler. Eşim de bana daha önce o otelin fotoğraflarını göstermişti, bir tarafı dağ bir tarafı deniz harika bir yer demişti. Doğruymuş.



Önceden planlamadığımız için arabayla gitmek daha uygun olur dedik ve yine planlı olmadığı için ben yaklaşık 36 saat hiç uyumadan hazırlanınca yol boyunca uyudum. O yüzden geçtiğimiz güzel yolların hiç bir fotoğrafı yok:( Arada eşim beni uyandırıp bir yeri gösteriyordu ama ben resmen baygındım...Doğru düzgün bakamadım, sadece bir ara aynı filmlerdeki gibi önümüze şimşek düştüğünü gördüm, çok şükür bir şey olmadı kimseye ama o anı fotoğraflayabilmeliydim işte.


Ahmet Eymen bu fotoğraflarda bol miktarda kortizonlu, hatta kendi doktorumuzu deneseydik bir üç katı kadar daha kortizon almış olacaktı... Bilenler bilir vücutta şişkinlik yapar, o yüzden olduğunun iki katı büyüklüğünde gözüküyor ve sanırım yeni yeni atabildi kortizonları.



Odamız beni biraz hayal kırıklığına uğrattı, tamam fazla beklentim yoktu ama daha güzel bir oda olabilirdi. Ya da şöyle söyleyeyim çok daha iyilerini görmüştüm. Bebek yatağı vardı ama mesela bir kettle yoktu odada... Bir de daha önce gittiğimiz otellerde hep jestler yapılırdı, bir meyve tabağı, bir oda süslemesi falan olurdu, o yüzden sanırım alelade geldi.

 
İlk gün saat dört gibi otele vardık, kendimizi denize atalım dedik ama hava bozdu bu yüzden cesaret edemedik. Gaz problemi hala devam ediyordu hatta ediyor hala, hiç riske atamadım tatilimizin ilk gecesini:)
Odada park yatak vardı, evde kullandığımız gibi bir modeldi ancak ben bu seviyede kullanmıyorum henüz İki gün geçmeden yatağa eğilip kalkmak yerine Ahmet Eymen'i tatil boyunca kendimizle uyuttum. Aslında oda servisini arasaydım muhtemelen yardımcı olacaklardı ama yerini yadırgar diye bizimle uyursa daha rahat uyuyacağını düşündüm.


Yolculuk boyunca giyindiklerim kırış kırış olduğu için paylaşamadım ama ilk gün akşam yemeğimiz için bunları giyindim ve bebek çantasını almadım yanıma, zavallı çantamın şişkinliğinin sebebi budur:)



Otel residence ve village olarak ikiye ayrılıyor. Village bölümü çocuklu aileler için ayrılmış bölüm. Otel çok geniş bir alanakurulmuş, village bölümünden bebek arabasıyla her yere geçebiliyorsunuz. Bu yüzden çok rahat ettik, Müstakil konutumuzdan çıkıp yemeğe havuza, denize gittik ve hiç birinde ay bebek arabasını ne yapacağız diye düşünmedik:) Ayrıca bu çocuğu olmayan aileler ya da yalnız gelenler için de çok iyi bir şey; gecenin bir saati çocuk sesleriyle uyumalarının imkanı yok:)



Burası da bizim odamızın önü, ilk gün biraz kaybolduğumuzu da itiraf etmeliyim:) O kadar yorgunduk ki bizi etrafı gezdirdikleri sırada bazı şeylere dikkat etmemişiz:)



Çantamla uyumlu yaprakları görünce bunu kaçırmamam lazım dedim. Eşim de Ahmet Eymen'i almış ilerliyor:) İlk günden birbirimizi kaybetmeyelim dedim, aceleye geldi daha bir çok şey gibi.


Böyle yan yana kapılar, giriine ister bebek arabasını koy, ister diğer eşyalarını, ayrıca golf arabasıyla da gezebiliyorsun:)


Bir sonraki yazıda otele dair daha çok fotoğraf ve yorumumu paylaşacağım :) İtiraf etmek gerekirse ilk gün havanın bozuk olmasına dair en çok fotoğraf çekebildiğim gün oldu. İyi ki eşime kulak verip fotoğrafları çekmişim dedim. Diğer günler fotoğraf makinesine o kadar sahip çıkamadım. Diğer kombinler yine telefonla oldu:)

Share this article with your friends.

1 yorum:

  1. Mor kombininiz çok hoş görünüyor güle güle giyinin:)

    YanıtlaSil