Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

2 Kasım 2012 Cuma

Okunacak Filmler!

Eskiden haftada en az bir kitap okuyan biriyken şu aralar ortalama haftada bir film seyretmeye başladım. Her şey eşimin film birikimi sayesinde oldu;çok az film seyrettiğimi keşfettim. Beraber seyrettiğimiz, filmler her zaman daha çok keyif verdi. Kitaplar kadar, filmlerinde hayal gücüme, zihnime sağlayacağı katkıları düşündüm. Bu kadar çok film seyredince bir çoğu hakkında da yazmak istedim ama toparlayamadım. Bu sefer sıcağı sıcağına yazayım istedim.

The Help:

Aslında kitabını bir kaç ay önce aldım, ama başka okumalarım vardı. Araya sıkıştırmak istemedim. Filmi olduğunu da biliyordum alırken, önce kitabını okuyup sonra filmini seyretmek istemiştim. Tevafuken sinema kanalında rastlayınca seyretmiş oldum:)

Kısaca bahsetmek gerekirse, Amerika'nın özgürlükler ülkesi olmadan önceki halini anlatıyor. Beyazlar ve zenciler ayrımını ama bunu daha çok kadınları konu alarak yapmış. Evlere hizmetçi olarak giden zencilerin yaşadıklarından yola çıkılarak hazırlanan bir kitap, o kitabın basım hikayesi ve o kitabın hazırlanması için
korka korka da olsa hayatlarını paylaşan insanların hikayesi... En azından film bu şekilde işlemiş.

Kitap Türkçeye Duyguların Rengi olarak çevrilmiş film ise The Help olarak geçiyor, Kathryn Stockett yazmış. Kitabı da okumak için sabırsızlanıyorum.




Cloud Atlas:



Sanırım geçen hafta vizyona girdi bu filmi, bu aralar yoğunluktan dolayı ben vizyona giren filmleri çok takip edemedim ama sağolsun sevgili eşim mutlaka seyretmeliyiz diyerek beni motive etti:) Bir kere gitmeye niyetlendik, ama bayram tatili olunca her zaman salonun yarısından çoğu boş olan mekanda yer bulamadık. İkinci denememizde arkadaşlarımızla gidelim istedik. Trafikten yetişemedik, benim ümidim yoktu nasip değilmiş dedim ama başka bir yerde geç de olsa seyrettik filmi:) Şartları zorladık yani, ben de iyi dayandım:)  O kadar uzun zaman oturmak beni yoruyor, özellikle belli bir saatten sonra.  Her neyse. Cloud Atlas farklı zamanlarda geçen hikayelerden oluşuyor, hala vizyonda olduğu için fazla detay paylaşmak doğru gelmiyor, sinema eleştirmeni de değilim sonuçta ama beğendiğimi söyleyebilirim hatta filmi bir daha seyretmek istiyorum. Kitabını da mutlaka okumak istiyorum çünkü eminim kitapta yer alan bazı detaylar filme yansıtılamadı. Bu, işte bir kitabı filme çevirmenin bence en büyük handikabı. Okuyucuyu film çoğu zaman tatmin edemiyor. Ben kitabı henüz okumadığım için insanların eleştirdikleri noktalardan bihaberim, açıkçası o eleştirileri de şimdilik okumuyorum, etkilenmemek için.

Kitaplar her okurun hayal dünyasında farklı görüntüler oluşturuyorken, çok riskli bir iş bir kitabı filme çevirmek. Zaten Cloud Atlas için de kitabını okumuş olanların çoğu  ciddi hayal kırıklığına uğradı. Bu arada kitabı David Mitchell yazmış.



Daha önceleri hep okuduğum kitaplar sinemaya aktarılmıştı, tabii bunları seyrederken hiç memnun olamama hali, hep bana önemli gelen detayların atlanılması gibi durumlar söz konusuydu. Mesela Yüzüklerin Efendisi'ni film olarak da çok sevsem de hiç bir zaman kitabının yerini tutamayacak... Bu arada bugüne kadar gördüğüm en iyi kitap uyarlaması Açlık Oyunları oldu, iyi kotarılmış gerçekten.

Bu iki kitap için tersine döndü dünyam, bu sefer kitaplarını sonradan okumuş olacağım. Genelde bunu gereksiz bulurlar ama benim tersine merak duygum artıyor, yönetmenlerin hayal dünyasını değerlendirmiş olacağım bir nevi:) Benim için de farklı olacak.
Share this article with your friends.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu