Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

10 Ekim 2012 Çarşamba

Kapanma Hikayem Vol.4

Kafamdaki bahaneler bir bir gitti dedim ya aslında bir bir gitmemiş gibi oldular sanki hiç yoktular. Biraz açayım bunları...

Yüksek lisans meselesi için; kardeşim özel üniversitede okudu ve derslerine kapalı olarak girebildi zaten biraz da arkadaşlarının kapalı olarak derse girebilmesinden cesaret alıp, madem böyle bir imkanım var neden değerlendiremiyorum dedi benden tam 5 sene önce kapandı:) Ben de düşündüm, en kötü ihtimal ben de kendi tercih ettiğimiz özel bir okulda yüksek lisansımı yaparım, hatta bölüm tercihimi bile böyle yaparım. Hiç olmadı ne yapayım der, derslerde açarım diye düşündüm.

İş meselesi: iş yerim için hiç bir zaman sıkıntı olmadı çok şükür, benden önce de kapalı olarak çalışanlar oldu. Ancak değiştirme meselesinde zorlanacağımdan emindim. Karşılaştırma yaptım, Allah'ın emri mi para kazanmak mı dedim? Bu dünyada yediğim içtiğim 3-5 şey mi yoksa cennette sırf onun imkanına itaat etmek için çaba sarfetmemle önüme sonsuza kadar nimetlerin sunulması mı dedim. Konu kapanmış oldu. (tabii ki cenete gidip gitmeyeceğimi bilmiyorum ama Rabbimin her şeyi gördüğünden bildiğinden eminim:)

Yazarlık meselesi ki beni en çok zorlayan bu oldu sanırım. İnsanların benim için düşüncelerini hep önemsemiyorum sandım ama önemsermişim onu anladım. Tesettürlü yazarlar geldi aklıma, çocukken kitaplarını gördüğüm Emine Şenlikoğlu, son zamanlarda ortaya çıkan Esra Elönü, Nihal Bengisu Karaca...Baktığımda Emine Şenlikoğlu en çok benim yaptığımı anlatıyordu, hikaye anlatıyordu ama hikayeleri  bildiğim kadarıyla dini çerçeve içerisindeydi, tamam kapanmak istiyordum ama belli bir çerçeve olmadan da  özgürce yazabilmeliydim. Esra Elönü dersen sorulan sorulara baktığımda tesettürle ilgili sorular soruluyordu ve aslında baş örtüsü her kesim tarafından eleştiriliyordu, kimi yok gözüne eyeliner sürmüş diyordu, kimi tepesini sivri yapmış diyordu, sanki kimse yazdıklarıyla ilgilenmiyordu. Ben böyle olmamalıyım dedim, yazdıklarım ön planda olmalı... Öyle kolay bir şekilde varsın insanlar istediklerini söylesinler diyemedim. Ama şunun bilincine vardım, ben kimse için kapanmyorum. Allah rızası için yapıyorum bu işi. Eğer bu niyetle yapıyorsam hakkımda söylenen olumsuz şeyleri duymamalıyım ya da insanların tesettürlü yazar diye yaftamalarını düşünmemeliyim.



Arkadaş çevremin tepkisini düşündüm, yakın arkadaşlarım hariç çoğu aa kapandın mı gibi tepki vereceklerdi ve bunu biraz da suratlarını ekşiterek yapacaklardı. Ben zaten hayatımda yer almaması gereken çoğu insanı elemiştim. Sırf ben inancıma yönelik yaşamaya çalışıyorum diye verilecek tepkileri de görmezden gelebilirim diye düşündüm. Eğer çok rahatsız olursam zaten başkasına saygı duymayı bilemeyen insanlarla aynı kafadan değilim diye onları da hayatımdan elerdim, sorun değildi.

Buraya kadar her şey yolundaydı, her soruma Allah'ım emri diye yanıt verebilecek duruma geliyordum yavaş yavaş. Düşünüyordum da bu dünyadaki ne Allah'ın emirlerinden daha değerli olabilir ki? Böyle düşününce işte zihnim de kalbim de berraklaşıyordu. Ama bir mesele daha vardı ki güzellik meselesi. Ben hiç bir zaman çevremde giyime, kuşama, güzelliğine düşkün biri olarak tanınmadım aslında. Kendimce bir tarzım vardı, kendimi ifade etmem biçimim. Kafamın içindekilere önem verin, kürküme değil diyişim... Ama demek ki dış görünüşümü de önemsiyormuşum ya da zamanla yaşadıklarımdan insanların kürke önem vermelerini anlamamla değiştim ve bunun farkına varamadım. Nedense tesettüre girince giydiklerimin çok çirkin ve beni olduğumdan yaşlı göstereceğini düşünmeden edemiyordum.

İnsan sevdiğini çok güzel görürmüş ya, bence eşim çok yakışıklı ve ben tesettürlü halimle onun yanında eşi gibi değil de ne bileyim 10 yaş büyük ablası gibi duracağımı bile düşündüm. Kendimi sanki onun yanın yakıştıramadım. Vesvese diyorlar aslında bu ve bunun gibi bir çok şeye...O spor giyinmeyi seviyordu ben de o zamanlar casual giyiniyordum ama tesettürlüyken bunu yapamazmışım gibi geliyordu. Eteğin altına spor ayakkabı mı giyecektim yani?! Kısacası nasıl giyineceğimi hiç ama hiç bilmiyordum. Sonra çevremde gördüklerimi incelemeye başladım, insanlar neler giyiniyorlar bakmaya başladım. En yakınımda kardeşimden başladım. Ağrılıklı olarak şal kullanıyordu. Pantolon üstüne tunik ya da elbise giyiniyordu. Bunları örnek alabilirim diye düşündüm ama pantolon giymek istemediğimi fark ettim, Etek giyinmek istedim, elimden geldiğince tesettüre uygun olmayı hedefledim. Baştan nasıl giderse öyle devam eder diye düşündüm. ( şu aralar ağırlıklı pantolon giydiğimi de biraz utanarak söylüyorum.) Kendimce incelerken insanları bazen tabii hoş giyinmeyenler de oluyordu, ya da anneme bakıp iyi de ben annem yaşında değilim ki onun gibi giyinemem de diyordum. Bu sanki beni vazgeçirecek gibi oluyordu...



Öyle çok gururlu biri miyim emin değilim ama verdiğim sözleri tutamamak, çok gücüme gider. Ben dedim kapanmaya niyetim olduğunu kimseye söylemezsem eğer ertelerim ama bir kaç kişiye söylersem rezil olmamak için geri dönmem dedim. İlk başta eşime söyledim:) Sevindi gerçekten, hoşuna gitti. Kıskanç biri olsaydı eğer mesela kıskançlığından hoşuna gideceğini düşünecektim:) Bu da mesela o vesveselerden biri olacaktı:)

Dedim ki ona; ben kapanmak istiyorum ama kötü giyinmekten korkuyorum, bu yüzden alışverişe çıkmamız lazım:) Dolap baştan ayağa değişecek dedim:) O da sen yeter ki iste dedi:) Ben de ilk alışverişimi yaptım. Uzun kollu hırkalar ve bir kaç uzun etek aldım, bunlar beni uzun süre götürür dedim. Sonra bir kaç tane şal almaya başladım. Burada yaptığım en büyük hata, daha önce kapalı olan biriyle alışveriş yapmamak oldu. Kafama göre alıyordum da alıyordum, etek alıyordum ama hangi eşarpla ya da şalla takacağımı hiç düşünmüyordum. Sonra bir gün kardeşimin yanına gittim, boynumu soğuktan korumak için aldığım şalı nasıl örteceğimi sordum, o da gösterdi. Ve o anda annemle kardeşime de dedim kimseye söylemeyin ama galiba ben kapanacağım.... Hala bir emin olamama sanki, bir geri dönme, kimseye söyleme derken bile...

Share this article with your friends.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder