Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

23 Nisan 2012 Pazartesi

Yeni aşkım: Yves Rocher

Merhaba,

Geçen hafta yaptıklarım postu geliyor yakında ama ondan önce size çok mutlu olduğum bir durumdan bahsedeceğim. Cumartesi günü kendim adına önemli olduğunu hissettiğim bir görüşmeden çıkıp can ciğerimle görüşeyim istedim, beraber dolaşırken yol üstünde Pelican Mall'a uğrayalım dedik. Malum ben kendimi tutmaya çalışıyorum sürekli, alışveriş dieti yapacağım kendime bir şey almayacağım diyorum ama bu konuda o kadar da başarılı olduğum söylenemez:) 

Yine dayanamayıp ufak tefek şeyler aldım ama onları başka bir postta paylaşacağım. Alışverişimi yapmış olmanın verdiği mutlulukla dolaşırken Yves Rocher'in mağazasını gördüm ve buraya girmemek olmaz dedim. Çok merak ettiğim ama hiç bir ürününü kullanmadığım markaydı, bir göz gezdiririm diye düşündüm.

Ufak bir mağaza olmasına rağmen mağazayı çok beğendim, her şey çok düzenli geldi, bir karmaşa yok ve ambalaj renklerinden dolayı sanırım gözümde pastel renkli mutluluk balonları oluşmaya başladı:) Sonunda kendimi kaybettim dememi bekliyorsanız, yanılıyorsunuz! Kendimi tuttum ama u seferde bunun için pişman oldum!:))


Kozmetiğe olan yaklaşımım çok değişken aslında, mesela üniversite hayatım boyunca gözüme göz kalemi dahi çekmemişken (radikal bir duruşum vardı, okuluma göre:)) son sınıfta bir anda her gün makyaj yapan birine dönüştüm ve bu maceram yaşadığım sivilce ve cilt problemlerimle son buldu. Tüm o doğal, antialerjik ürün diye aldığım o çook pahalı markalarda dahi ciddi sorunlar yaşadım. Yani nazenin bir tipim:p Öyle her ürünü kullanamıyorum ama aksi gibi de yeni bir ürün çıktığı zaman da denemeden alamıyorum. Neyse bu yaşadığım cilt problemimi sadece i.d bare minerals ile makyaj yaptığımda yaşamadım.Diğer tüm ürünlerim çöpe gitti, ama i.d bare minerals'te bir süre sonra piyasadan hala nedenini bilmediğim bir sebepten kaldırıldı. Çok doğal bir üründü halbuki, gerçek makyaj güzelliğini onunla yaşadım. Çünkü benim için makyaj palyaço gibi bir surat demek değil, olabildiğince doğal görünen bir renklendirme demektir. Doğru yapılmayan makyaj insanı komik göstermekten başka işe yaramaz...

Zaten kapandıktan sonra makyajı sadece özel günlerde yapmaya başladım o da dediğim gibi oldukça hafif bir şekilde. 

Mağazaya girince o yüzden direk kozmetikleri es geçtim cilt bakım ürünlerine yöneldim. Hepsi birbirinden güzel gözüken, şirin ve şık ambalajlı ürünler vardı ama ben hepsine bakarken kendimi tuttum, daha önce yaşadığım acı tecrübelerden sonra, evde  krem yığını oluşturmaktan yoruldum ve dedim ki emilianata, bu ilk kez kullandığın bir marka temkinli ol, hepsine saldırma:) ah bu kafam:)

Cildimle ilgili biraz sıkıntılıyım bu ara, eskiden yağlı olan cildim şimdi kuruya dönmeye başladı, yüzüm de karmaya... Bu yüzden ürün seçimi çok zor, hatat bir ara iyi bir uzman bulup cilt analizi yaptırıp öyle ürün kullanmak istiyorum, kendimi deneme tahtası yapmayayım diyorum. 
Kısa bir göz gezdirmeden sonra denemeden iyi olup olmadığına karar veremeyeceğimi görünce ufak bir şey alayım dedim, mesela bir el kremi. Diğerlerini kullanmaya cesaret edemedim. Bu cilt tipi değişikliğimden ellerimde pay aldı, kullandığım çeşit çeşit krem, geçici olarak nemlendirmekten başka hiç bir işe yaramadı. O kadar çok ürün çeşidi kullandım ki pahalıdan ucuzuna, bir sürü el kremi...Kimisi çok yağlandırdı, vıcık vıcık oldu. Bu sefer klavyeyi kullanırken, kalemi tutarken, biriyle el sıkışırken sorun yaşadım, kimi de o anda hafif bir rahatlama hissi verdi ama çok kısa bir süre sonra etkisini kaybetti. Tüm gün el kremi de süremem ki! Zamanım değerlidir benim;)

Açıkçası her ne kadar mağazaya bayılmış da olsam, ambalajlarından dolayı her bir şeyi elleme isteği de duysam sadece bir el kremi alacaktım, gün içinde kullanabileceğim bir krem. Ama kasadaki görevlinin isterseniz diğerini alın, diğeri hem el hem tırnak kremi demesiyle ikisini birden aldım. Üstüne bir de bana yvesrocher kartı da verdi, kartı bile beni mutlu etti:) Aslında diyorum ya, daha önceden denemiş olsaydım neler alırdım neler, parfümleri hatta şişeleri de beni mest etti. siz bilmiyorsunuz, benim cama karşı aşırı bir düşkünlüğüm var, sadece şişesini sevdiğim diye aldığım parfümler var, koku olarak iyi olmasa da arada cam şişelerimi parfüm şişelerimi paylaşmak istiyorum. Yves Rocher'in şişeleri de ayrıca hoşuma gitti, acaba bu benim gözümde uçuşan pastel renkli mutluluk balancuklarından mı kaynaklanıyordu?!:) Ama ne yazık ki parfüm alışverişimi yapmıştım, o yüzden parfüm de almadım. Ama bir daha ki sefere parfüm alışverişimi yvesrocher'den yapacağım:) 

Kremleri hemen denemedim ama dün düğün hazırlığımı yaparken el ve tırnak kremi olanından azıcık elime sürdüm ve sonuç mükemmeldi desem abartmış olmam. Sürer sürmez etkisini hissettim ama yine de geçici etkili olanlardandır diye düşündüm. Ama işte öyle olmadı, düğünde, düğün sonrasında akşam ellerim hep yumuşacıktı, eksik olan nemi bulmuştu sanki. Daha fazla uzatmanın anlamı yok, ben el kreminden çok memnun kaldım ve bu bana diğer ürünlerini kullanma konusunda cesaret verdi, yine de yavaş yavaş deneyeceğim. İstanbul'dan biraz uzakta oturduğum için bazı güzel markalardan uzakta kalıyorum, bu yüzden YvesRocher'in PelicanMall'da olmasına sevindim.


Sevgiler.


Share this article with your friends.

4 yorum:

  1. Dün ben de ykm de gördüm ama inatla gidip roc aldım :) böyle iyi markalar hep uzakta hep uzakta :) aslında iyiki de öyle :) yoksa eşin batardı :) tut kendini diyeti bozma :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. roc da bana yaramadı zamanında, o yüzden şimdi çok korkuyorum:) hiç bir şey kullanamıyorum:) ya uzakta olmasınlar, ben onlara böyle ha dediğimde erişebileyim:) çünkü ben fayda analizini iyi yapabiliyorum:p

      az önce aldığım ani bir kararla dieti uygulamaktan vazgeçtim, ne işim var benim dietle, hem bana iyi gelmiyor, moralim bozuk oluyor sonra:p hafta sonu gördüklerimi sayıklıyorum da şu an, onları elde ettikten sonra tekrar diet moduna geçerim:)

      Sil
  2. güzel günlerde kullan tatlım.

    YanıtlaSil