Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

21 Mart 2012 Çarşamba

Yorumlar Yorumlar Yorumlar

emilianata15:40
Eğer sadece başlığı görseydim bloğa yorum istenen postlardan biri olduğunu düşünebilirdim ama bu yazarın bu sefer mesaj kaygısı var dostlar.

Kapandığımdan beri çok farklı yorumlar alıyorum, ne zamandır onlar paylaşmayı düşünüyordum. Ama o kadar çok kafamda olay var ki birini anlatsam biri eksik kalacak diye düşündüm ve bazılarını kısaca bu post altında paylaşayım, başlangıç olsun dedim. Bismilllah! ( Allah Allah der gibi oldu ama neden olduğunu okudukça anlayacaksınız.)


*Arife günü kapandım ben, kurban bayramı öncesi. Bir kaç hafta öncesinde niyet ettim, kendimi şartladım, kendimce hazırlık yaptım. (Hazırlık dediğimde sadece bir tane uzun etek almışım bir kaç tane de hırka, uzun eteklerim var diye kendime güveniyordum ama kapandığımdan beri o etekleri hiç doğru düzgün kombinleyemedim nedense) Eşime dedim ki, benim bugün dışarı çıkmam lazım, çıkmazsam beni kimse görmezse ben kapanmış gibi kendimi hissedemem ve bayram günü nefsime ağır gelebilir dedim:) Çıktık dışarıya... herkesin gözünün içine bakıyorum sanki herkes beni tanıyor da kapalı halimi tanımayacakmış gibi geliyor. Resmen ben kapandım diye kendimi gösteresim geliyor. Ya da aa kapanmışsın ne de iyi etmişsin diyecekmiş gibi:) Gittik bir alışveriş merkezine, arife diye hınca hınç dolu, ufak tefek işlerimizi hallediyoruz o sırada arkadan bize depar atarak gelen bir anne ve çocuk vardı, kadın hızlı hızlı yürürken çocuğu çaprazlamasına ayağımın üstüne düştü. Benim de içim acıdı haliyle hii dedim annesiyle kaldırdık çocuğu. Anne çocuğuna baktı bir şey olmamış, sonra dönüp baktı, bir daha çocuğa baktı ve tekrar suratıma bakıp çocuğu siz mi düşürdünüz dedi? Dumura uğradım. Sanki baş örtüsünü fark edince söylemiş gibi oldu. Böyle yorumlamamak için elimden geleni yaptım. Ama o bakışlardan sonra hep aynı şey geliyor aklıma. 

* Bayramın ilk günü eşimin ailesine ziyarete gittik. Kimseden bir tepki yok, kayınvalidem hariç. Aradan saatler geçiyor, ben lavaboya gidip geliyorum ki kayınvalidem herkese kapandığımı söylüyor. Hayırlı olsun diyorlar ama tepki göstermemelerinin nedeni kapandığımı anlamamış olmalarıymış. Bu da iyi bir şey aslında, o kadar kapalı giyiniyormuşum demek ki diyorum. Ama bir yandan da nasıl farketmezler yaa diye mızmızlanasım geliyor.


* İşe geldiğimin ilk günü,tatil sonrası aynı zamanda... bazı arkadaşlara söylemişim, bazılarına sürpriz oluyor tabi. Hava soğuk, bilgisayarı açmışım ama montumu çıkarmamışım. Biri yanıma geliyor, soran gözlerle aaa kapanmışsın diyecek ben de gözlerim ışıldayarak evet diyeceğim, içimden çok şükürlerle "evet" birleşecek... Gelen ilk yorum: üşüdün mü kapandın mı? Kapandım diyorum ama azıcık bozularak.

*Bir kaç gün sonra, tabii olanca hevesimle şal takma denemelerim devam ediyor, şirketten biri ben kapandıktan sonra başka yine baş örtülü birine herkes kapanıyor ben de kapanacağım diyor, her gün farklı renk eşarp takarım, cumaları da beyaz takarım diyor yani aklınca dalga geçiyor... İsim alamadım ama alsaydım  o sinirle zaten ilk zamanlar insanların farkına varmadan yaptıkları acımasız yorumların da etkisiyle fena patlayacaktım. Şimdi çok şükür diyorum iyi ki isim vermemişler, kalp kıracaktım.

* Hevesliyim, aksesuar takmasını seven biriyim, adamın biri bana sen neden bu bilezikleri takıyorsun dedi, ben de hoşuma gidiyor dedim. Sen dikkat çekmek için mi taktın dedi bana, işte bu dayanamayacağım bir yorum oldu. Ona biraz benim de nefis taşıdığımı, benim de insan olduğumu anlattım. Anlamadığını bir sonraki olayda gördük, o zaman daha sert çıkışmış olacağım ki, artık hiç yorum yapmıyor.

Hatta bir dönem dayanamayıp deniz sözlüğe aşağıdaki entry'yi yazmışım;

kimsenin dediğini takmayın. 

kimi size daha bu görüntüne alışamadım başından düşecekmiş gibi geliyor der. 

elinizden geldiğince edebinizle kapanırsınız ama oldu ki bir bilezik taktınız hemen saldırırlar üstünüze. sen dikkat çekmemek için kapanmadın mı derler, seni orada sorgulayıp cehenneme atma hakkı onlara verilmiştir çünkü. ama siz onlara karşı eleştiride bulunmazsınız, çünkü bilirsiniz ki yargılama size sunulmamıştır. siz haddinizi bilirsiniz, belki o benden daha çok hayır işliyordur dersiniz, onun da bir nefis taşıdığını ve bu zamanda nefislerin çok azgın olduğunun farkındasınızdır. onu zapt etmenin zor olduğunu yaşayarak öğrenmişsinizdir. 

eksiklerinizi tamamlamak için alışveriş yaparsınız, israf derler kınarlar. sizin de bir nefis taşıdığınızı, kadın nefsinin giyime karşı düşkünlüğünü bilirsiniz. 

ilginç olan ise, bu insanların islami yaşama karşı hiç bir çabası olmamasına rağmen sizin çabalarınızı baltalamaya çalışmasıdır. 

dikkat çekmek için kapandığınızı ve hatta ve hatta birilerine yaranmak için kapandığınızı bile ifade ederler. kısacası ellerinden geldiğince size ve baş örtünüze dil uzatırlar. bazen evet, ben Allah'a yaranmak için örtündüm demek gelir içinizden. 

pantolon giyseniz, başka bir şey söylerler. giymeseniz başka bir şey. 

kimi örtünmek diye bir şey yok der. 
derler de derler... 

kısacası elinizden geldiğince Allah rızası için yapın, yapabildiğiiz kadar. Allah yardımcınız olacaktır. 

bilmeden sizin baş örtünüze dil uzatan insanları takmayın. onların o söyledikleri için kendinizi üzmeyin, sizi herkesin ortasında rezil etme çabalarına aldanmayın ve özellikle ben herkesin dile getiremediğini söylüyorum, ben açık sözlüyüm havalarına hiç kanmayın. 

bu meyve veren ağaç taşlanır olayı değildir, sadece sınavdır. öyle düşünün ve bu sınavı mutlulukla kabul edin, çünkü bu da bizi yaratan Rabbimizdendir. * 

Bu post komik olacaktı güya ama olmadı, bugün bir yorum daha aldım yine kızdım belki de anlatma ihtiyacı ile yazdım, biraz da yorum yapanlara herkesin nefis taşıdığını hatırlatmak amacıyla.



Share this article with your friends.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder