Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

27 Şubat 2012 Pazartesi

Me and Mr. Bean

Aslında İngilizce başlık atmak istemezdim ama hem masum hem de komik geldi gözüme. Mr. Bean'i coğunuz biliyorsunuzdur bir karakter ama sürekli başına belalar açan, aslında iyi niyetli bir karakter. Kendi başına açtığı belalar yetmiyormuş gibi çevresindekilere de genelde farkına varmadan zarar veren biri. Çok seyrettiğim söylenemez çünkü kendisini izlemek bana komik gelmiyor; ciddi acı veriyor. O karakterle çok fazla empati kuruyorum ve üzülüyorum. Empati kurabilmemin nedeni ise benim de basima onun gibi isler açmam. Yanlış bir şey yaptığımı fark ettiginde aynı sekilde toparlamaya çalışırken daha fena sonuçlarla karşılaşmam. Böyle anlatınca pek olmuyor, olayları paylaşmam lazım ki bu anlatacağım çok basit bir olay.

Geçenlerde gecenin bir vakti twitter' da takip ediyorsanız görmüş olabilirsiniz, yine bir Mr. Bean' lik yaptım demiştim. Ben bunu hep yapıyorum aslında sadece bu kadar çok kabullenmiyorum. Çünkü zoor, böylesine sakar olmak zor:)

Akşam eşim biraz rahatsızdı, sesi kısılmıştı. Onunla ilgilendim, ilaçların sayesinde o erken uyuyunca ben de evle ilgileneyim dedim. Önce nevresimi değiştirdim. Nevresimi değiştirirken nasil yaptıysam parmağını bazayla yatağın arasına sıkıştırıp etimi kopardım. Dikkatinizi çekerim derimi yüzmedim cidden etimi kopardım. O anda gözüm ev işi diye donmuş olacak ki olayın ciddiyetini fark etmedim. Kanamaz sandim. Sonra yatağı düzeltirken bir baktım ki yatak örtüsü kan oluyor! Parmağımdan akıyormuş diyip evde yara bandı da olmadığından ıslak medille sardım kan dursun diye ve işime kaldığım yerden devam ettim. Parmağımın acısını hiiiç hissetmiyorum ama, kapalı ya durumu nedir onu da görmüyorum.

Sonra onu oraya yerleştir, şunu duzelt derken bi baktım ki eşimin botları kapının önünde ve boyaya ihtiyacı var. Daha önce boya almıştım aslında ama bir türlü fırsat bulamadık. Hasta diye acımam geldi, dedim ben boyayayım onun yerine, elime mi yapışacak.:) yapıştı desem kısaca... Sprey boyayla boyanması gereken bir bottu. Ben de daha once hiç sprey boya kullanmamıştım. Başladım boyamaya, oraya sık, buraya sık: ayakkabılar pırıl pırıl oldu. Ayakkabıları yerine koymak icin bi kaldırdım ki zemin simsiyah! Basiret bağlanması diye buna derler! Hic akıl etmedim ki gazete koymayı. Sprey boya biliyorsunuzdur mutlakası çabuk kuruyan bir boya çeşidi. Yani en azından tecrübeme gore öyle. Koştur koştur banyoya gittim ama ben gelene kadar kurumuş orası. Nasıl çıkarırım diye düşünürken ilk zamanlar temizlik takıntısına sahip olduğumdan dolayı aldığım derz temizleyicisi geldi aklima. Uzun süredir kullanmıyordum çünkü öksürtüyordu. Tabii o panikle bunu unutmuşum. Başladim sıkmaya ama ilk seferde çok etkili olmadı. Biraz durup tekrar sıktım ama o da tam istediğim gibi temizlemedi ben de dayanamayip gidip ustune bir de cif sıktım. Deterjan karıştırmanın çok tehlikeli olduğunu unutmamak icin evin her yerine sticker yapıştırmalıyım sanırım. Ya da beni evde kimse tek başına bırakmamalı çünkü her seferinde bunu yapıyorum. Deterjan ciğerlerime kadar ulaşmış olacak ki öksürmeye başladım. Daha once de bir kaç kere deterjandan etkilenen biri olarak aklıma yoğurt yemek geldi, ama olmaz kendime iyice zarar verene kadar pardon orayı temizleyene kadar hic bir şey yapamazdim. Lekeler çıkmaya yüz tutunca rahatladım ve onlara son darbemi ekstra deterjan destegiyle yaptım. O arada olayı kendimce dramatize etmeyi de ihmal etmedim, burada zehirlenip kalıyormuşum, sabah beni yatakta bulamayan eşim kapının önünde, botlara doğru bakarak kıvrılmış bir emilianata buluyormuş.

Yok yok bu kadarını da yapmadım ama cidden korktum zehirlenmişmiyimdir diye. Biraz bekledim kendimi iyi hissedene kadar, sonrasında eşimi hasta hasta rahatsız etmemek icin ona hiç bir şey soylemeden kendimi direk yatağa attım. Aklıma Mr. Bean geldi tabii ki, onun filmlerine neden gülemediğimi, onun yaptığı bilinçsiz davranışların neden bana acı geldiğini anladım.
Share this article with your friends.

2 yorum:

  1. Hayatım boyunca en çok güldüğüm filmler arasındadır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eşimde çok gülüyor ama yok ben de acıma uyandırıyor daha çok. hele bir seferinde bir sanat eserini lekeliyordu, temizlemek için tiner kullanıyordu falan, hatırlıyorum. çok acı gelmişti olay:) hele bir sanat eserinin elden gitmesi:)

      Sil