Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

28 Kasım 2010 Pazar

O kadar da kolay değil

Korkuyordu, hem de çok. Ayaklarından bağlanmasının bir anlmaı olmalıydı, ellerinden bağlanmamasının da. katlin bir mesajı olduğu açıktı; kaçmana izin veremem ama çırpınmam hoşuma gider.

Şimdi ne yapması gerekiyordu, sonuna kadar savaşmalı mıydı her zaman yaptığı gibi yoksa katilin sinirlerini hoplatmak için kolay bir lokma gibi davranmalıydı bilemiyordu. Gözlerini kapamıştı katil, tek başına mı çalışıyordu acaba.

Dikkatini etrafındaki seslere yöneltti. Çıt yoktu, ölüm sessizliği sanki. Dinlemeye devam etmeliydi, o sırada belki tam olarak ne yapması gerekiğine de karar verebilirdi.

Ayaklarını kalorifer peteğine bağlamıştı. Çok rahat çözebileceğini düşündü, aslında tek yapması gereken bantları söküp, bağları çözmekti. Bu kadar basit, ama fazla basitti. Bu işte bir terslik vardı. Ya katil ondan tam olarak da bunu yapmasını bekliyorsa... Dirseklerinden destek alarak doğruldu.  Gözündeki bağları açtı, dikkatini yine de seslere yoğunlaştırmıştı, bir yandan da nerede olduğunu keşfetmeye çalışıyordu. Beyaz duvarları ,tduvarı boydan boya cam olan bomboş bir odadaydı. odadaki tek şey, ayaklarından bağlanmış olduğu kalorfier peteğiydi. Ne yapacağını düşünürken arkadaınsın bir rüzgar hisseti . Sevgili katiliyle  tanışacağını düşündü. Gülümsedi. çabuk olacağını hissediyordu. Arkasını döndüğünde gördüğünden memnun kalmıştı. Karşısında katil olamayacak kadar güçsüz, cılız, kumal yeşil gözlü 1.80 boylarında biri vardı. Kendinden emin olduğunu belirten bir gülümse yayıldı dudaklarına, ama farketti ki aynı gülümseme karşısındaki adamın suratına da yerleşmişti. Bu bebek surat nasıl bu kadar kendine güvenebiliyor ki diye kendine sordu cevabını da yine kendi verdi; beni tanımıyor.
Share this article with your friends.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder