Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

5 Kasım 2010 Cuma

konserdeki yabancı -12

Tek istediği Sedef'e destek olmak; onun yanında olmaktı. Bu yüzden Kemal'i aramıyor, neden aramadığını öğrenmek istemiyordu. Kemal meselesi de böyle kapanıp gidecekti, ne de olsa yine kendini kandırmıştı. Yine hayallere dalmış, büyük ümitler peşine düşmüştü. Bir daha böyle yapmayacaktı, en azından bu sefer ki çok geç olmadan geçip gitmişti, daha doğrusu geçip gitmesi gerekiyordu. Kemal yoktu, zaten hiç var olmamıştı. Sadece hayal kırıklığının vermiş olduğu ufak bir sızı...

Günler günleri, haftalar haftaları kovaladı durdu ve bir gün zaman gerçekten durdu. Aradan uzun zaman geçmiş olmasına rağmen onu tanıdı. Elinde kahve fincanıyla çaprazındaki masada arkadaşlarıyla oturuyordu. Kemal de Deniz'i fark etmişti, birbirlerine kilitlenip kalmışlardı. Sonra kemal hiç kimseye bir şey söylemeden Deniz'in masasına gitti ve konuşup konuşamayacaklarını sordu. Deniz nasıl tepki vereceğini bilemiyordu, hiç bir şey olmamış gibi mi davranmalıydı yoksa konuşacak bir şey olmadığını mı söylemeliydi ya da ona kızgın olduğunu belli mi etmeliydi. Daha kötüsü vardı; sakin görünmeye çalışırken sesinden kızgınlığının anlaşılması. "Kemal 5 dakika sonra bir iş görüşmem olacak, soluklanmaya geldim buraya, ben seni daha sonra arayayım" dedi, sesinin titremediğinden emin olamadan. Kemal "Zaten uzun sürmez" diyerek onu ikna etmeye çalışırken girişimleri yarıda kaldı, Deniz çalan telefonuna cevap verip masadan ayrılması gerektiğini işaret etti onu. Giderken arkasına bakıp bakmamak arasında gitti geldi.

Akşam eve dönerken kararını vermişti, Kemal'i aramayacaktı hatta o arasa dahi telefonunun açmayacaktı. Varsın bu iş de böyle kapansındı, zaten çoktaan kapanmıştı ya...

Ama olmadı evine vardığında Kemal'i kapının önünde buldu, onu bekliyordu, aramayı istememişti, tenezzül bile etmemişti. Deniz içinden bu ne cürret diye geçirdiyse de renk vermedi, Kemal kendini açıklamaya koyuldu.
-Deniz belki inanmayacaksın ama ailevi meselelerden dolayı acilen yurt dışına gitmem gerekti, sana haber veremedim; biraz da bilerek vermek istemedim.
Heyecanlı bir şekilde anlatıyordu ne var ki artık Deniz dinlemek istemiyordu, normalde hiç yapmayacağı bir şekilde onu görmemiş gibi davranarak evinin kapısına yöneldi. Kemal yalvarırcasına;
- Biliyorum çok kızgınsın ama bunu yapma, dedi.

Ardından tok bir kapı kapama sesi duyuldu, kapıyı kapadıktan sonra Deniz bile kendine inanamadı; hiç bu kadar kaba davranabileceğini hiç düşünmemişti.

Eve girip direk uyumak istedi, önce sıcak bir duş aldı, sonra saçlarını kurulamadan uyandı. Uyandığında her yeri aktır kutur olmuştu, üstelik çok gergin uyanmıştı. Bugün hiç bir şey yapmak gelmiyordu içinde. Evde kös kös oturup boş boş bile bakınabilirdi. Ajandasını kontrol etti, bugün hiç bir toplantısı yoktu. Patronunu arayıp, evden çalışabileceğini söyledi. Patronu anlayışlı biriydi, büyük şirketlerde çalışmanın avantajlarından biri daha diye düşündü; anlayışlı olmak zorunda olan patronlar.

Kendine güzel bir kahvaltı hazırlayacaktı, önce ekmek almaya gidecekti kapıdan çıktığı anda kapının önünde bir yığın kırmızı gül gördü; gözlerine inanamadı ve Kemal merdivenlerin biraz gerisinde durmuş onu bekliyordu. " Senin burada ne işi var, çabuk topla bunları , görmek bile istemiyorum". Kemal'in sürprizleri henüz bitmemişti, arkasında gizlediği orkide saksısını çıkardı ortaya. Deniz orkideyi sevdiğimi nereden biliyor diye düşünürken yumuşadığını belli etmemeye dün akşam gösterdiği kararlılığı göstermeye çalışıyordu.

"Deniz, ben... seni seviyorum," Deniz'in sessizliğinden ve afallamış halinden yararlanıp devam etti, "biliyorum yaptığım çok ayıp bir şeydi, kabullenilemez belki de affedilemez bir şeydi, belki bunları da abartı jestler olarak görüyorsun ama değil, bunların hepsini sana kendimi affettirmek için yaptığımı bilmeni istiyorum... Eğer beni hala affedemeyeceksen ve dinleyemeyeceksen söz veriyorum seni bir daha rahatsız etmeyeceğim."

Deniz kendinden geçmişti sessizce kapıyı açtı, Kemal'in içeriye girmesini bekledi, dinlemeye karar vermişti.
Share this article with your friends.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder