Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Tosave.com

Herkese merhaba,

Ürün deneyimi yazılarıma uzun bir ara vermiştim ama bugün bana oldukça uzaklardan gelen bir paket ile yorumlarımı paylaşmak istedim. 

Tosave.com yetkilileri bir süre önce benimle irtibata geçti ve sevebileceğim ürünleri gönderdi. 

Bir dolmakalem, bir moka pot, bir çanta ve bir saat.



Paketlemede olan özensizlikten dolayı saatin camı kırıldı fakat bu çözülmeyecek bir konu değil. Umarım ileride daha dikkatli davranırlar bu konuda. 

Dolmakalemle başlayalım, yeni koleksiyon objem dolmakalem, detaylı bir  yazı yazmak istiyorum hatta bununla ilgili, vintage dolmakalemlerden de toplamaya çalıştıklarım var ama yine de hızlı ilerlemek istemiyorum. Bu dolmakalemi de daha önce görmüştüm, şimdi deneme fırsatı da buldum. 

Uzun ve ağır bir dolmakalem, o yüzden yeni başlayanlar için önermiyorum ama zaten bir süredir dolmakalem kullanıp da ağır kalemlerden hoşlananlar varsa, kalemliklerinde yer açabilirler. Konvertör ile gönderiliyor böylece mürekkebi kolayca çekebiliyorsunuz. Ucu ise Medium (M) uçtan Broad (B) uca dönük. Ben daha çok M ve F kullandığım için pek alışmadım ama yazımında, mürekkep akışında bir sorun yok. 

Çantam tam istediğim bir boymuş aslında, ben yazılarımı tablet ve klavye kullanarak yazıyorum genelde. Bunun için de kullanışlı bir kılıfım var ve o kılıfı, cüzdanımı, defterimi hatta o ara okuduğum kitabım inceyse onu da içine atıp çıkabiliyorum. Çok geniş değil ama tüm bunları rahatlıkla alıyor. Ayrıca üstten, çantanın gözünü açmadan istediklerine erişebiliyorsun, bu yaz için güzel bir özellikken kış için kullanımı zorlaştıran bir uygulama. 

Instagramdan takip edenler bilir, çok kahve tüketiyorum, bazen tepki de alıyorum ama umrumda değil. Genel olarak uykuyla sorunlarım var ya istediğim kadar uyuyamıyorum ya da genel olarak yorgun ve uykusuzum. Zaten bir kahve zevkim var ondan da mahrum olamam değil mi :) Moka pot ise -bu boyu- tek kişilik kahve yapmak için uygun. 

Saatin dizaynı hoşuma gitti fakat camını tamir ettirmem lazım. Kayışların kalitesi hakkında bir şey diyemiyorum bu yüzden.

Yurtdışından siparişlerde en çok sıkıntı yaşadığım konu gönderi süresiydi benim. Yanılmıyorsa yirmi gün gibi bir sürede geldi. Bence oldukça iyi bir süre. Tosave'in ürün çeşitleri çok geniş, kısaca ne ararsan var bir site. Aradığınız ürünleri mutlaka bulacağınızı düşünüyorum. 


14 Haziran 2017 Çarşamba

Ne yapıyorum, Ne Okuyorum?

Buralarda aktif olmamamın sebepleri var ama beni blog yazmaktan alıkoyan bu çok sevdiğim uğraşlarımdan hiç bahsetmediğimi fark ettim. Bugün bir tanesini sizinle paylaşmak istiyorum.

Bilenler bilir, doymak bilmeyen iştahlı bir okurum, fakat çocuklu hayat derken okumalarım bayağı sekteye uğramıştı, aksamıştı. Fakat hayat denilen şey hiçbir zaman düzene girmese de insan istekleri doğrultusunda uğraşmalı, biraz çaba harcamalı. Ben de ilk başta hafif kitaplar diye tabir ettiğim kitaplarla başlayarak ritmimi bulduğuma inanıyorum. 

İnsan okudukça daha çok yazmak istiyor. En azından ben böyleyim. İşte o anda karşıma NeOkuyorum.org çıktı. Ben de bir yazımla başvurdum ve ne mutlu ki yazım kabul gördü. Son bir senedir Ne Okuyorum için kitap değerlendirme, eleştiri ve tanıtım yazıları hazırlıyorum. Hani bir ara bahsettiğim letmetalkaboutbooks bloğumla da bu yüzden pek ilgilenmedim ama belki onda da farklı yerlerde yayınlanan kitap yazılarımı toparlarım diye düşünüyorum. O konuda kafam biraz karışık:) 

Eğer yazılarımı okumak isterseniz, tüm yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz. 



3 Mayıs 2017 Çarşamba

Film: Get Out

Geçen hafta seyrettiğim bir film beni çok etkiledi. Adı Get Out, 2017 yapımı bir film. Film, Türkçe'ye Kapan olarak çevrilmiş. Türkçe adı daha rahatsız edici geldi bana ve film hakkında daha çok ipucu verdiğini düşünüyorum... Bloğumda bu filme mutlaka yer vermeliyim dedim. Biliyorum uzun zamandır bu tarz yazılara yer vermedim ama belki de bu filmle biraz değişiklik yapmak, bloğuma iyi gelir. Spoiler vermeden aklımda kalanları anlatayım. Bıu film benim için çok değerli, bunu da söylemek istiyorum. Hem kurgu, hem oyunculuk, hem de konu bakımından çok ilgimi çekti. Gerilim filmi seyretmek istemiyorum diye söylene söylene seyrettiğim bir film iken, şimdi aradan biraz zaman geçsin de tekrar seyredeyim istiyorum.



Chris, başarılı bir siyahi fotoğrafçıdır. siyahi olduğunu belirtmek benim kişisel tercihim değil ama sevgilisinin Rose'un beyaz olmasından dolayı belirtmek istedim. Gerçi bahsetmesem olmazdı, çünkü konu bunun üzerinden ilerliyor. Bu arada, Chris karakterine ben bayıldım, fotoğrafçı olmasının bunda katkısı büyük tabii ama Daniel Kaluuya bence bir alkışı hak ediyor. Zeki, başarılı, aynı zamanda aşık bir karakteri çok iyi yansıttığını düşünüyorum.  

Chris ve Rose'un haftasonlarını Rose'un ailesiyle geçireceklerdir böylece tanışmış olacak aileler. zaten bence bir ilişkinin en stresli kısmı burası iken, Chris bir de Rose'un ailesinin onun siyahi olduğunu bilmediğini öğrenir. Bunun sorun olacağını düşünen Chris, Rose'un babasının Obama taraftarı olduğunu öğrenince az biraz rahatlar.  Ve yolculuk başlar.

Yalnız yolda bir geyiğe çarparlar ve panikten bir polis çağırırlar. Polis ırkçı bir tutumla arabayı kullanan Rose'un olmasına rağmen Chris'in ehliyetinin istediğinde Rose buna tepki gösterir. Böylece seyirci olarak filmin ırkçlılık üzerinden ilerleyeceğinden emin oluyorsunuz. (Bu da Spoiler olmuş mudur acaba?) son zamanlarda seyrettiğim her filmi, okuduğum her kitabı kurgu ve yönetmenin anlatımı açısından da değerlendiriyorum. O yüzden böyle şeylere daha çok takılır oldum. Bu arada yönetmen Jordan Peele, 39 yaşında imiş. Daha güzel işlerle karşımıza çıkmasını bekliyorum. 

Filmin en başından itibaren gerilim ilginç bir şekilde ilerliyor ve sizi içine çekiyor ama bir süre nereye varacağını anlamıyorsunuz. Irkçılık ve gerilim tamam ama, ya sonrası? İşte bu kısmını merak edenler, filmi seyretmek izeyenler için açık bırakıyorum. Filmin IMBD'si 8.4, bence bu puanı hak ediyor.  Ben film Hakkı'nda hiçbir şey bilmeden seyrettim, belki de böylesi onu beni gözümde daha etkileyici kıldı. Bu kadar az şey anlatmam da bu yüzden. Bu filmin öğretici bir yanının da olduğunu düşünüyorum. İnsanlar ırkçılık yapıyorlar ama ırkçılığın nerede başladığını genelde bilmiyorlar. Belki Chris'in tepkileri bu konuda biraz yardımcı olur. Ama film bundan çok daha fazlası ve bu yüzden bana daha sonrasını anlatacağım her şeyin bir Spoiler olduğunu düşündürtüyor. İlginç bir film seyretmek isteyenler varsa seyredebilir. Benden tavsiye etmesi. 

Filmi seyredenlerle yorumlarda konuşabilsek keşke, mesela sizce devam filmi olacak mı?

2 Mayıs 2017 Salı

Yeni Nesil Yatay Derin Dondurucu UED 210 A++


Üstten kapaklı derin dondurucuları kullanmanın çok pratik olduğunu biliyor muydunuz? Kendim de denedikten sonra, bunun doğru olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Derin dondurucu satın almadan önce, hangi marka olacağına çoktan karar vermiştim: Uğur Soğutma. Türkiye’nin ilk derin dondurucusunu üreten firmadan başka bir tercih zaten yapamazdım. Ancak model konusunda kararsızdım. UED 210 A++ isimli yeni modeli görünce, denemeye karar verdim. Rahatlıkla söyleyebilirim ki hiç pişman olmadım ve bir derin dondurucuda aradığım her şeyi bulabildim.



UED 210 A++ üstten kapaklı, yani yatay bir derin dondurucu. Kapağın üstte yer alması, müthiş bir kullanım kolaylığı sunuyor. Besinleri üst üste istifleyerek hem yerden kazanıyor, hem de depolama alanını maksimum verimlilikle kullanabiliyorsunuz. Sade, dayanıklı ve ergonomik bir tasarımı var. Hani “nesiller boyu kullanabilirsiniz” derler ya, derin dondurucuya bakar bakmaz aklınıza bu geliyor. Kapakta yer alan aydınlatma sayesinde, içini rahatlıkla görebiliyorsunuz. İçi demişken, tel sepet kullanarak daha düzgün bir şekilde istifleme yapmanız da mümkün oluyor.



Ancak UED 210 A++ modelinin asıl ilgi çekici yanları, iç hacmi ve yalıtım üstünlüğü. Derin dondurucunun iç hacmi tam 190 litre. Ne kadar kalabalık bir aile olursanız olun yeterli gelecek bir büyüklük bu. Birden fazla aileye rahatça yetecek miktarda besin ve gıdayı, -25 derecede mevsimler boyu saklayabiliyorsunuz. Yalıtımı ise kelimenin tam anlamıyla mükemmel, hatta o kadar iyi ki, elektrik kesilse bile içindeki gıdaları tam 48 saat boyunca koruyabiliyor. Ses seviyesi ise son derece düşük, sadece 38 dB. Bir fikriniz olması için söyleyeyim, buzdolaplarının ses seviyeleri 40 db’den başlıyor. Yani çalışırken hemen hemen hiç ses çıkartmıyor.
A++ enerji sınıfına ait olması da, bir başka avantajı. Hiç kapatmadan kullansanız dahi, elektrik faturanız gereksiz yere kabarmıyor. UED 210 A++ yatay derin dondurucu modelini satın almak için evinizden çıkmanıza bile gerek yok; https://satis.ugur.com.tr/item/ued-210-a/100005 adresinden 12 taksitle sipariş verebiliyorsunuz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.