1 Haziran 2012 Cuma

Dünyanın En Sessiz Süpürgesi Rowenta ile Tanışın!

Elektrikli ev aletlerinin güvenilir markası Rowenta yine bir ilke imza atmış. Silence Force Extreme adını verdiği süpürge serisinde güç ve sessizliği bir arada sunmuş. Çıt çıkarmadan çalışırken evimizi dip köşe temizleyen Rowenta ile temizlikte yeni bir döneme adım atıyoruz.


Rowenta Silence Force Extreme dünyanın en sessiz süpürgesi! Düğmesine bastığınızda çalıştığı neredeyse anlamıyorsunuz. Bu sessizliğinin yanında üstün bir temizleme gücüne de sahip.

Torbalı ve torbasız olarak iki ayrı kategoride ve topam 8 farklı renkten oluşan bu süpürgeler gerçekten şahane! Torbasız olanı Çoklu Siklon Teknolojisi sayesinde saatte 300 km hızla tozları süpürgenin içerisine alıyormuş. Aynı zamanda, emiş performansını kaybetmeden evi süpürmek artık çok daha zahmetsiz ve kolay.

Buradan Rowenta Silence Force Extreme’in nasıl çalıştığını izleyebilirsiniz:

Rowenta


Rowenta elektriğin zamlandığı günümüzde bizleri düşünmüş ve enerji tüketimi %50 azaltılmış. Tasarım ve renk olarak da hayran kalacağınız bir Rowenta mutlaka vardır. Ben mesela mor olanına bayıldım!

Ayrıca diğer aksesuarları da kullanım konforunu artırmak için özel olarak tasarlanmış, evde hayatınızı gerçekten de çok kolaylaştırıyor. Koltukların altını temizlerken öyle yerlere yatmanıza veya eğilmenize gerek kalmıyor.

Kısacası, evinize sessiz bir güç arıyorsanız, aşağıdaki linke bakmadan geçmeyin derim.

http://www.rowentasupurge.com

Bir bumads advertorial içeriğidir.


31 Mayıs 2012 Perşembe

Geçen Hafta...

Geçen hafta ben bol bol yedim:) Hepsinin fotoğraflarını paylaşıp sizi acıktırmak istemiyorum. Tatlılara düşkünlüğüm bilinir, bu aralar da sufle çılgınlığım had safhadaydı ve kardeşlerim bana bunu yaptı. Ben de afiyetle yedim. Yetmedi üstüne bir parti daha yedim ve benim sevgili eşim çikolata sevmediği için 5 tane suflenin hepsini iki günde yedim. Elimi de yaktım arada yaparken...Uzun bir süre sufle yemem sanırım.



Daha önce pasta fotoğrafını yayınladığımız arkadaşımız bu sefer de turta yapıp göndermişti. Bayıldık, bayıldık! Gerçekten hayatımda yediğim en lezzetli turtalardı. Sipariş üzerine de yapıyor kendisi, istenildiği takdirde iletişim bilgilerini paylaşabilirim:)  Hepsini yemek istedim aslında da , arkadaşlarla paylaştık:) Ben de böyle lezzetli şeyler yapabilecek miyim bir gün?:)


Şu çantayı instagram'da gördüm ama bayıldım. Hiç değiştirmeden oradaki haliyle..kendisine benim olur musun demek istiyorum:) 




Someone! Stop Ece Vahapoğlu! Kendisini sevmezdim zaten, ama bu kitaplarla, kapak fotoğraflarıyla iyice sevmedim. Fazla söze gerek yok aslında ama gerçekten bu kitapları almayın kuzularım, bir kere kapakları çok itici.... Hemen es geçelim bu fotoğrafı...


Sonunda başlayabilidim! Sevgili eşim ben Game of Thrones'u çok sevdim diye bir gün sürpriz yapıp almıştı,  ama ben okumayı erteledim de erteledim. En sonunda bu hafta elime aldım ama ne zaman bitiririm bilmiyorum. Külçe gibi ilk kitap! Diziden aldığım keyfi kitaptan da alabilirim inşallah.


Bu şirin şeyi bizim orada eşimle çıktığımız bir yürüyüşte gördüm. Arka arkaya 3 araç geldi, hepsinin tepesinde Taxi yazıyordu, ne olduğunu anlamadım ama rengi çok hoşuma gitti, üçlerinden en güzeli de buydu ben de fotoğrafını çektim.


Ortalıkta dolanırken Türkçe Olimpiyatları'nın panosunu gördüm, beni en çok sponsor olan firmalar cezbetti, çeşit çeşit firma vardı. Bunu görmek hoşuma gitti. Aynı görüşten olunmasa da güzel yapılan işlere destek olunduğunu gördüm, mutlu oldum. Ortak payda da buluşabilen farklı görüşe sahip, birbirine anlayışla yaklaşan insanlar hayalim bazen çok ütopik gelse de benim hala ümidim var...


Bu haftanın filmi Sleepers'tı ama ben maalesef sonunda uyuya kaldım, kesinlikle film ile ilgili değildi. Kişisel bir durum, şimdi bu yazıyı yazarken bile uyuyabilirim. Bu havalar beni kötü etkiledi sanırım.

Filmi artık bir daha seyredeceğim, konuya bir çoğunuz yabancı değilsiniz. Suskunlar'ın en başından beri bu diziden esinlendiği söylendi. Çocuk cezevleri , işkenceler...Suskunların ilk bölümünde çok ağlamıştım, her aklıma geldiğinde de içim acır, Pozantı cezaevi olayı da yaralarımın üstüne tuz biber oldu, filmde bu kadar etkilenebiliyorken, bu olan olaylar karşısında ne yapıyoruz?


Hep diyorum ya pilim bitiyor diye, bu da kanıtı işte. Yüzüklerimi takmaya bile tahammül edememişim o an. Annemlerin çekyatında uzanıyorum. 


Sevgiler.

DAYBUYDAY