Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

14 Haziran 2017 Çarşamba

Ne yapıyorum, Ne Okuyorum?

Buralarda aktif olmamamın sebepleri var ama beni blog yazmaktan alıkoyan bu çok sevdiğim uğraşlarımdan hiç bahsetmediğimi fark ettim. Bugün bir tanesini sizinle paylaşmak istiyorum.

Bilenler bilir, doymak bilmeyen iştahlı bir okurum, fakat çocuklu hayat derken okumalarım bayağı sekteye uğramıştı, aksamıştı. Fakat hayat denilen şey hiçbir zaman düzene girmese de insan istekleri doğrultusunda uğraşmalı, biraz çaba harcamalı. Ben de ilk başta hafif kitaplar diye tabir ettiğim kitaplarla başlayarak ritmimi bulduğuma inanıyorum. 

İnsan okudukça daha çok yazmak istiyor. En azından ben böyleyim. İşte o anda karşıma NeOkuyorum.org çıktı. Ben de bir yazımla başvurdum ve ne mutlu ki yazım kabul gördü. Son bir senedir Ne Okuyorum için kitap değerlendirme, eleştiri ve tanıtım yazıları hazırlıyorum. Hani bir ara bahsettiğim letmetalkaboutbooks bloğumla da bu yüzden pek ilgilenmedim ama belki onda da farklı yerlerde yayınlanan kitap yazılarımı toparlarım diye düşünüyorum. O konuda kafam biraz karışık:) 

Eğer yazılarımı okumak isterseniz, tüm yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz. 



3 Mayıs 2017 Çarşamba

Film: Get Out

Geçen hafta seyrettiğim bir film beni çok etkiledi. Adı Get Out, 2017 yapımı bir film. Film, Türkçe'ye Kapan olarak çevrilmiş. Türkçe adı daha rahatsız edici geldi bana ve film hakkında daha çok ipucu verdiğini düşünüyorum... Bloğumda bu filme mutlaka yer vermeliyim dedim. Biliyorum uzun zamandır bu tarz yazılara yer vermedim ama belki de bu filmle biraz değişiklik yapmak, bloğuma iyi gelir. Spoiler vermeden aklımda kalanları anlatayım. Bıu film benim için çok değerli, bunu da söylemek istiyorum. Hem kurgu, hem oyunculuk, hem de konu bakımından çok ilgimi çekti. Gerilim filmi seyretmek istemiyorum diye söylene söylene seyrettiğim bir film iken, şimdi aradan biraz zaman geçsin de tekrar seyredeyim istiyorum.



Chris, başarılı bir siyahi fotoğrafçıdır. siyahi olduğunu belirtmek benim kişisel tercihim değil ama sevgilisinin Rose'un beyaz olmasından dolayı belirtmek istedim. Gerçi bahsetmesem olmazdı, çünkü konu bunun üzerinden ilerliyor. Bu arada, Chris karakterine ben bayıldım, fotoğrafçı olmasının bunda katkısı büyük tabii ama Daniel Kaluuya bence bir alkışı hak ediyor. Zeki, başarılı, aynı zamanda aşık bir karakteri çok iyi yansıttığını düşünüyorum.  

Chris ve Rose'un haftasonlarını Rose'un ailesiyle geçireceklerdir böylece tanışmış olacak aileler. zaten bence bir ilişkinin en stresli kısmı burası iken, Chris bir de Rose'un ailesinin onun siyahi olduğunu bilmediğini öğrenir. Bunun sorun olacağını düşünen Chris, Rose'un babasının Obama taraftarı olduğunu öğrenince az biraz rahatlar.  Ve yolculuk başlar.

Yalnız yolda bir geyiğe çarparlar ve panikten bir polis çağırırlar. Polis ırkçı bir tutumla arabayı kullanan Rose'un olmasına rağmen Chris'in ehliyetinin istediğinde Rose buna tepki gösterir. Böylece seyirci olarak filmin ırkçlılık üzerinden ilerleyeceğinden emin oluyorsunuz. (Bu da Spoiler olmuş mudur acaba?) son zamanlarda seyrettiğim her filmi, okuduğum her kitabı kurgu ve yönetmenin anlatımı açısından da değerlendiriyorum. O yüzden böyle şeylere daha çok takılır oldum. Bu arada yönetmen Jordan Peele, 39 yaşında imiş. Daha güzel işlerle karşımıza çıkmasını bekliyorum. 

Filmin en başından itibaren gerilim ilginç bir şekilde ilerliyor ve sizi içine çekiyor ama bir süre nereye varacağını anlamıyorsunuz. Irkçılık ve gerilim tamam ama, ya sonrası? İşte bu kısmını merak edenler, filmi seyretmek izeyenler için açık bırakıyorum. Filmin IMBD'si 8.4, bence bu puanı hak ediyor.  Ben film Hakkı'nda hiçbir şey bilmeden seyrettim, belki de böylesi onu beni gözümde daha etkileyici kıldı. Bu kadar az şey anlatmam da bu yüzden. Bu filmin öğretici bir yanının da olduğunu düşünüyorum. İnsanlar ırkçılık yapıyorlar ama ırkçılığın nerede başladığını genelde bilmiyorlar. Belki Chris'in tepkileri bu konuda biraz yardımcı olur. Ama film bundan çok daha fazlası ve bu yüzden bana daha sonrasını anlatacağım her şeyin bir Spoiler olduğunu düşündürtüyor. İlginç bir film seyretmek isteyenler varsa seyredebilir. Benden tavsiye etmesi. 

Filmi seyredenlerle yorumlarda konuşabilsek keşke, mesela sizce devam filmi olacak mı?

2 Mayıs 2017 Salı

Yeni Nesil Yatay Derin Dondurucu UED 210 A++


Üstten kapaklı derin dondurucuları kullanmanın çok pratik olduğunu biliyor muydunuz? Kendim de denedikten sonra, bunun doğru olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Derin dondurucu satın almadan önce, hangi marka olacağına çoktan karar vermiştim: Uğur Soğutma. Türkiye’nin ilk derin dondurucusunu üreten firmadan başka bir tercih zaten yapamazdım. Ancak model konusunda kararsızdım. UED 210 A++ isimli yeni modeli görünce, denemeye karar verdim. Rahatlıkla söyleyebilirim ki hiç pişman olmadım ve bir derin dondurucuda aradığım her şeyi bulabildim.



UED 210 A++ üstten kapaklı, yani yatay bir derin dondurucu. Kapağın üstte yer alması, müthiş bir kullanım kolaylığı sunuyor. Besinleri üst üste istifleyerek hem yerden kazanıyor, hem de depolama alanını maksimum verimlilikle kullanabiliyorsunuz. Sade, dayanıklı ve ergonomik bir tasarımı var. Hani “nesiller boyu kullanabilirsiniz” derler ya, derin dondurucuya bakar bakmaz aklınıza bu geliyor. Kapakta yer alan aydınlatma sayesinde, içini rahatlıkla görebiliyorsunuz. İçi demişken, tel sepet kullanarak daha düzgün bir şekilde istifleme yapmanız da mümkün oluyor.



Ancak UED 210 A++ modelinin asıl ilgi çekici yanları, iç hacmi ve yalıtım üstünlüğü. Derin dondurucunun iç hacmi tam 190 litre. Ne kadar kalabalık bir aile olursanız olun yeterli gelecek bir büyüklük bu. Birden fazla aileye rahatça yetecek miktarda besin ve gıdayı, -25 derecede mevsimler boyu saklayabiliyorsunuz. Yalıtımı ise kelimenin tam anlamıyla mükemmel, hatta o kadar iyi ki, elektrik kesilse bile içindeki gıdaları tam 48 saat boyunca koruyabiliyor. Ses seviyesi ise son derece düşük, sadece 38 dB. Bir fikriniz olması için söyleyeyim, buzdolaplarının ses seviyeleri 40 db’den başlıyor. Yani çalışırken hemen hemen hiç ses çıkartmıyor.
A++ enerji sınıfına ait olması da, bir başka avantajı. Hiç kapatmadan kullansanız dahi, elektrik faturanız gereksiz yere kabarmıyor. UED 210 A++ yatay derin dondurucu modelini satın almak için evinizden çıkmanıza bile gerek yok; https://satis.ugur.com.tr/item/ued-210-a/100005 adresinden 12 taksitle sipariş verebiliyorsunuz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

21 Nisan 2017 Cuma

Kuveyttürk ile Kredi Hesaplama

Uzun zamandır bankacılık işlemlerimi tek bir banka üzerinden yürütüyorum. O da Kuveyytürk Katılım Bankası. Önceleri tek bir kredi kartı kullanayım diye başlattığım bu durum, şimdilerde tek bir hesabımın olması ile devam ediyor. Aslında ben birden fazla kurumdan hizmet almayı savunan biriydim ama bankaların hesabımdan habersiz çektikleri işletim ücretleri, onay alınmadan katıldığım kampanyalar ve kart ücreti memnuniyetsizliklerim beni Kuveyttyürk'e yöneltmişti. Tabii ki yeni bir bankaya geçerken güvensizdim biraz, onların da benzer şekilde, bir süre sonra hesap işletim ücretlerine başlama ihtimali vardı kafamda. Fakat sanırım dört sene oldu ve aynı şekilde devam ediyorlar. Aradan geçen zaman sonunda bu kararımdan hâlâ memnunum. Eğer ki sizi zorlayan bir durum yoksa, tek bir banka ile işlemleri yürütmek oldukça kolay. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. 




Tek bir sefer bile kart aidatı ödemedim, tek bir sefer bile kartımın süresi dolduğu için yenisini uzun süre beklemedim, hesabımdan tek bir sefer bile olsun işlem ücreti alınmadı. Yanlışlıkla bile yapılmadı. Büyük şeyler mi, elbet değil, eski bir bankacı olarak bunların gerekliliğinin de farkındayım. Fakat bu benim açımdan bir güven meselesi. Başta verilen sözler zaman geçtikten sonra çöpe atılmadı. Tabii Kuveyttürk'ün bir Katılım Bankası olması dolayısıyla içim ayrı bir rahat.  Gerçek şu ki bankacılık sistemi olmadan hayatımızı devam ettirmemiz neredeyse imkansız ama insanın içi katılım bankalarıyla daha rahat oluyor, benimki öyle en azından. 


Pek çok işlemimi internet şubesi üzerinden gerçekleştirdim. Mobil şube kullanımı çok kolay. Hatta Web sitesi üzerinden kar payı hesaplama, ev alma, araba alma gibi konularda, kredi hesaplamalarını da kendim yapıyorum. Hiç değilse ön bilgiye sahip oluyorum. Bu açıdan her türlü bilgiye  ulaşabilme kolaylığını sağladıklarını düşünüyorum. Vermiş olduğum linkten hem katılım hesabınıza yatırdığınız tutarın kârını, hem de leasing ya da kiralama durumunda ödeyeceğiniz tutarları hesaplayabiliyorsunuz. Detaylı olarak hesaplama imkanı tanımışlar, hangi kartla ne kadar harcarsanız ne kadar ödeme yapacağınızı bile görebiliyorsunuz. Kuveyttürk'ün benim açımdan güzel bir hizmeti de kart taksit sayısının kendiniz belirlemeniz. Ufak tefek şeyler için gerekmiyor da, bazen yüklü harcama yaparken taksit sayısının standardın aksine belirlenmesi kolaylık oluyor. Eğer bir ev, araba, arsa hatta eşya alma gibi durumunuz varsa, işlemlere başlamadan önce kredi hesaplamalarınızı internet üzerinden gerçekleştirip nihai kararınıza göre hareket edebilirsiniz.